TATLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TATLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2009 Çarşamba

BROWNI

Namı diğer ıslak kek :) Çok ama çok sevdiğim bir lezzet ve ilk defa denedim. Esse'den aldığım bu kalıbı denemiştim kek de güzel sonuç verince browninin tarifini önce oda arkadaşım Yasemin Abla'dan sonra da internette biraz araştırdım. Kakaolu keklerin fırında pişmesi biraz tehlikeli yanmaya başaldığını anlayamıyorsunuz. Kenarları biraz kıtırdadı ama bende muhteşem bir lezzet oldu...
Geçen hafta eşimin abisi Muğla'dan gelmişti. Onu çaya almak istemiştim ancak müsait olmadığı için biz çay için hazırladıklarımızı toparlayıp kayınvalidemlere gittik. Orada kekim beğenildi. Ispanaklı börek ve aşağıda vereceğim tam ölçü ile bu kalıptan iki tane çıktı. Kalıbın ikincisini o gün alamadığım için başka bir kaba koymuştum o da aynı ölçüde aynı sürede tabanına tuttu...

Ben tam ölçü vereyim. Ancak bu kek kalıbında yarısının kullanılması gerekiyor...

Malzemeler

  • 4 yumurta
  • 2 su bardağı şeker
  • 2 çorba kaşığı kakao
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 3 su bardağı un
  • 1.5 paket Kabartma tozu
  • Bir avuç damla çikolata
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • Yarım limon kabuğu rendesi
  • Rondoda çekilmiş isteğe bağlı olarak ceviz
HAZIRLANIŞI:
  • Şekeri ve yumurtaları çırpın.
  • Sütü, yağı, kakaoyu ilave edin (Ben yağı biraz azalttım, azalttığım kadar süt koydum)
  • Bu karışımdan 1 su bardağı ayırın ayırdığınız kısmı 1 su bardağı süt ile tekrar çoğaltın.
  • Orjinal tarifte 1 su bardağını üstüne döküyor ancak o bana az ıslak kek geldiği için böyle bir yöntem izledim.
  • Gerisine çikolata limon ve portakal kabuklarını ve cevizi ekleyin.
  • Daha sonra un ve kabartma tozunu eleyerek tahta kaşıkla karıştırın.
  • 2 adet kalıba paylaştırarak dökün
  • 170 derecelik fırında pişirin.
  • Fırından çıktıktan sonra soğumadan, daha önce ayırmış olduğunuz 1 bardaklık karışım+1 su bardağı sütü kekin üzerine iyice çektirilerek dökün.
  • Biraz bekletip servis edin.

Afiyettt olsunnn....

3 Şubat 2009 Salı

Erdal Bey'in kabak tatlısı




Erdal Bey'in favori tatlisidir kabak tatlisi:) Markette pazarda nerede görürse görsün olur ve yapar... Ölçü tarif yok:) Kabakları tencerenin tabanina döşüyor üzerine şekeri koyuyor. Sulanıp sonra da çekmesini bekliyor. Eğer suyunu çekmezse fırınlıyor. Fırında üzerine çok azıcık tereyağı koyuyor.... Hepsi bu:)

Afiyet olsun

2 Şubat 2009 Pazartesi

Malibu



Merhabalar... Geçenlerde akşamleyin msn de taaa liseden arkadaşım canım teğmenim Duygum ile konuşuyordum. Blogumun sıkı takipçilerinden:) Bana Betül malibu tatlısı yapsana dedi:) E bende yapayımmm dedim. Biraz araştırmadan sonra bir kaç tarife rastladım. Portakalağacı Haticenin ki fırınlanıyordu. Üzeri de yumurtalı olunca çok aklıma yatmadı. Ben de başka bir tarif deneydim elma seven Betül için süper bir tatli oldu:) Eşim ısrarla bunun da kalorisi çok diyince fazla yiyemedim ama güzeldi :)

İşte tarifi:

Malzemeler
  • 3 adet orta boy elma
  • 1 adet muz
  • 1 su bardağı şeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • Yarım kase çekilmiş fındık
  • 2 yemek kaşığı tarçın
  • 1 vanilya
  • 3 su bardağı süt
  • 1 portakal kabuğu rendesi

Yapılışı:
  • Elmaları kabuklarını soyarak küp küp doğrayın
  • Bir çay bardağı şekerle pişirip
  • Tarçınını altını kapatmadan önce atın.

Muhallebesi için:
  • Un,şeker,süt,vanilya ve portakal kabuğu rendesi muhallebi kıvamında pişirilir.
  • Elmalar borcamın tabanına yerleştirilir.
  • Üzerine bir kat muz muzun üzerine fındık fındığın üzerine muhallebi dökülerek
  • Dolapta soğutulur üzeri arzuya göre süslenir

afiyet olsun
Bu tatlıyı yerken de haftasonu muhteşem iki film izledim:)



Changeling (Sahtekar) Angelina Juli'nin oscar'a aday gösterilen filmi. 1928'de Los Angeles'da geçiyor. Umut ve bir kadının tek başına verdiği savaş üzerine. Çok etkileyiciydi...



Diğeri de Will Smith'in Happyness (Asla Umudunu Kaybetme) Bu filmde de umut ve savaş var ama bu seferki bir adamın tek başına minik oğlu Christopher ile verdiği bir savaş... Bu filmi de izledikten sonra iyki işim var dedim:)Her ikisini de şiddetle tavsiye ediyorum.

7 Ocak 2009 Çarşamba

Ofiste Aşure Keyfi :)


İlk aşuremi annemlerde bitirdik işyerindeki arkadaşlarıma da övüne övüne anlatınca e bir fasıl da işyeri için yapayım dedim. İkinci fasıl aşurem de aynı kıvamda ve çok lezizi oldu :) Afiyetle yedik :)

5 Ocak 2009 Pazartesi

AŞURE



Aşure haftasına yaklaştık. Bu haftada bolca yapılıyor sonra insanlara bıkkınlık veriyor. Ne kadarda güzel de olsa insan bıktığı için güzelim aşureler hak ettiği ilgiyi görmüyor:) Benimkisi ilgi hak ediyor demiyorum ama erken davranıp insanlar bıkmadan aşuremi kıymetlendirmek istedim. Ve gerçekten de övünmek gibi olmasın süper oldu:)
Cumartesi akşamdan başladım çalışmalara. Pazar günü öğleye doğru bitirdim ve aldım annemlere götürdüm:) Sıcak sıcak halam babaannem annem babam kardeşim eşim ve ben afiyetle yedik:) İşyerine de getirme niyetim vardi ama kalmadi:(

Daha önce den de vermiştim tarifini eski blogumda da var ama burada da güncelliyelim tarifi:)

Malzemeler:
  • 1 kupa buğday
  • 1 kupa nohut
  • 1/2 kupa kuru fasulye
  • 1/4 kupa pirinç
  • 1 kase minik doğranmış incir
  • 1 kase kuru üzüm
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • 1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi 1 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • Üzeri için fındık, nar taneleri, tarçın
HAZIRLANIŞI:
  • Kupa ile belirtilen ölçülerdeki malzemelerimizi (buğday, nohut, kuru fasülye, pirinç) bir önceki akşamdan defalarca yıkayarak ıslak olarak (su içinde değil) bir gece bekletiyoruz.
  • Bir sonraki akşam düdüklüye herbir malzemeyi bir köşeye gelecek biçimde yerleştiriyoruz.
  • Haşlandıktan sonra eğer mikatrını çok bulduğumuz olursa ayırabilelim diye. (Ben hiç bir malzemeyi ayırmadım)
  • Üzerini 3 parmak geçecek kadar su koyup düdüklüyü kapatıyoruz. 1 saat kısık ateşte haşlıyoruz.
  • Malzemeler haşlanırken 1 kase üzüm ve 1 kase incirimizi 4-5 defa renkli suyu akana kadar yıkıyoruz. Ve su içinde beklemeye alıyoruz.
  • Düdüklüde malzemeler haşlanıyor. 1 saat 10 dk kadar. Haşlanan malzemelerin suyunu tamamen çekmesi ideal ancak çekmese de suyunu sakın süzmeyin:) (İyi buğdayda zaten tüm suyu çekermiş)
  • Her bir malzemenin ölçüsü kadar 1+1+1/2+1/4 (buğday, nohut, fasülye, pirinç için) kupa yani 2,75 kupa şeker ile
  • Her bir malzemenin ölçüsünü iki katı kadar 2+ 2+ 1 + 1/2 kupa yani 5,5 kupa suyu üzümle kaynatmaya başlıyoruz. Ardından haşlanmış malzemeyi üzerine boşaltıyoruz.
  • İyce kaynamaya başlayınca incirleri içine atıyoruz. (İnciri en son atma nedenimiz aşurenin rengi koyulaşmaması için) İncirlerin ardindan limon ve portakal rendesini de atıyoruz.
  • 1 çay kaşığı kadar limonu da içine sıkarak 5 dk kaynatıp altını kapatıyoruz.

28 Aralık 2008 Pazar

Kestane Şöleni

Şu sıralar eşimle Show Tv'deki yemekteyiz biz hastası olduk:) Böyle sürekli takip edip izleyemediğimiz bölümleri birbirimize anlatarak eleştirilerde bulunup hafta birincisini tahmin etmeye çalışıyoruz:) Artık mutfağa girdiğimizde de ben kameraman oluyorum o da ev sahibi sonra başlıyorum eleştirmeye:) Ama bana sinir oluyor :)
Hijyen nerde kaldı hijyen Erdal beey :)
Bu isim de sanırım sizin atmasyonunuz:)
Bu süratle devam ederseniz akşama tatlı dışında hiç bir şey koyamayacaksınız sofranıza:)
Diyaloglardan da anlaşılacağı üzere Kestane Şöleni eşimle uydurduğumuz bir isim:) Tatlı krizinde uydurulmuş bir tatlı işte:) Buyrun tarifine...



MALZEMELER
  • 1 baket peti beure bisküvi
  • 2 paket çikolata sosu
  • 10-15 adet haşlanmış soyulmuş kestane
  • 1 litre süt
HAZIRLANIŞI:
  • 2 paket çikolata sosunu 1 lt süt ile kaynatıyoruz.
  • bir borcamda bir kat çikolata sosu bir kat bisküvi döşüyoruz
  • En üstüne ise her bir bizküvi ortasına kestane gelecek şekilde dizip kalan sosu da üzerine dökerek buzdolabında soğumaya bırakıyoruz...
  • 15-20 dk sonra kestane şölenimiz hazır:)
Eşimin ellerine sağlık. Afiyetler olsun efendim....

10 Aralık 2008 Çarşamba

KALBURABASTI



Herkesin bayramını kutluyorum öncelikle. İnşallah özlediğimiz tadda geçiyordur bayramlarımız.
Biz ilk gün kurbanın telaşıyla, 2. gün 1-2 saatlik mesai ile 3.gün ise gezmeyle geçirdik. Daha tatlımdan kimseye ikram edemedim ama eşimden tam not aldı :) Sevgili portakalağacında Hatice vermiş bu tarifi bayram tatlısı olarak. Bende merakla denedim. Süper bir lezzet oldu. Ancak benim kalburumun delikleri sık olmadığı için istediğim gibi kirpi kirpi olmadı:)
İşte tarif:
Hamur Malzemeleri:
  • 1 paket yumuşak margarin
  • 3 su bardağı un
  • 1 veya 2 kaşık yoğurt
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
İçi İçin:
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
Şerbeti İçin:
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • 2,5 su bardağı su
  • 1/4 limonun suyu
HAZIRLANIŞI:
  • 2,5 su bardağı suyu ve 2,5 su bardağı şekeri tencereye alın. kaynamaya başladıktan 10-15 dakika sonra 1/4 limon suyunu ekleyin. bir taşım daha kaynatıp soğumaya bırakın.
  • 1 paket yumuşak margarin ile 3 su bardağı unu birbirine yedirin. bu karışıma sırayla 1-2 kaşık yoğurt, 2 yemek kaşığı sıvıyağ, 1 yumurta ve 1 paket kabartma tozu ekleyerek hamur yapın. bu hamurun üzerini bezle örterek 10 dakika dinlendirin.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın. bu parçaları bir kevgirin üzerinde elinizle bastırarak avcunuzun ortası kadar açın. hamurun içine 1 tatlı kaşığı ceviz koyun ve her iki ucunu birbirinin üzerine getirin.
  • kalburabastıları katlanan kısmı altta kalacak şekilde fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. 180C'de 10-15 dakika pişirin. sonra ısıyı 200C'ye getirip üzerinin kızarmasını bekleyin. üzerleri kızarınca fırından çıkarın. sıcak tatlıların üzerine soğumuş şerbeti dökün.

11 Nisan 2008 Cuma

KEMAL PAŞA

Geçen hafta amcamlar bizdelerdi ya. Antep'den Bursa'ya geçtiler. Bursa'dan Antep'e dönerken bana uğramışlardı. Amcam her gittiği yere yöresel birşeyler götürmeyi çok sever. Bana da Bursa'dan taze Kemal Paşa tatlısı getirdi. Ve sıkı sıkı tembihledi. Betül bu tazedir. İçindeki peynir taze olduğu için hemen yapmak gerek yoksa bozulur. Birde bunu dolapta muhafaza et dedi. Bir gece buzdolabında durdu ertesi gün eşim e hadi Betül tatlı yapalım dedi. Kemal paşayı da keskin şeker tadı yüzünden pek yiyemem ben. Eşim şekerini suyunu ayarladı ocağa koydu. Ardından başladı anlatmaya biz öğrenciyken en çok bu tatlıdan yapardık. Üzerine de hindistan cevizi ve ceviz atardık demeye... Bende en azından şekeri bunlarla bastırılır diyordum ki buzdlabının kapağında hindistan cevizli puding gördüm. Ayy Erdaaalll bu üzerine süper olur dedim:) Bu fikir onun pek hoşuna gitmedi. Pudingi hazırlarken hindistan cevizi tadını arttırmak için bir avuç da hindistan cevizi atınca eşim iyce tiksindi:) Tamam o zaman ben ayrı yerim dedim. Sonra Erdal bey 2. fotoğraftaki gibi bir elinde kumanda bir elinde kaşık yalın bir halde Kemal Paşaları götürdü:)Ben de üstteki gibi şeker tadını bastırarak yedim. Ama onun fotoğrafı daha iyi çıktı :)







MALZEMELERİ:
  • 200 gram kemal paşa ( bi paket)
  • 1 lt su
  • 750 gram şeker
  • 1 paket hindistan cevizli puding
  • 2 su bardağı su+2 su bardağı süt
  • 1 avuç hindistan cevizi
  • Üzeri için ceviz
HAZIRLANIŞI:
  • 1 lt su+750 gr şeker ocağa derince bir tencereyle konur.
  • Üzerine kemal paşalar atılır.
  • Kaynayıp yumuşayana kadar beklenir.
  • Kaynadıktan 15 dk sonra altı kapatılır.
  • Pudingi 2 su bardağı su + 2 subardağı süt ile hazırlanır.
  • Puding koyulasmaya yaklasinca üzerine bir avuç hindistan cevizi atılır.
  • Kemal paşalar soğuk puding ılık iken kemal paşalar üzerine puding gezdirilir ve ceviz ile süslenir.


Afiyet olsun...

3 Mart 2008 Pazartesi

İNCİR TATLISI

Mmmmmm muhteşem bir tad oldu. Kuru inciri çok seven eşime güzelll bir tatlı yapmak istedim. Sevgili gannenin blogunda bu tatlıyı görünce evet işte tam olarak aradığım bu diyerek kolları sıvadım:)Sevgili Ganne'ye çok ama çok teşekkür ediyorum. Bu güzel mi güzel tarifi literatürümüze kazandırdığı için:)

Gelelim bu kadar övüp, övündükten sonra tatlımızın tarifine:

MALZEMELERİ:

Keki için:

  • 2 yumurta
  • Yarım su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
  • 10 adet kuru incir (incir tadi yoğun olsun diye normalde 8 adet olan incir sayısını ben artırdım)

Şerbeti İçin:

  • 1 su bardağı su
  • 3 tatlı kaşığı şeker

Kreması İçin:

  • 3 fincan un
  • 3 fincan şeker
  • 1 yumurta
  • 3,5 su bardağı süt
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket labne peyniri

YAPILIŞI:

  • İncirleri küçük küçük doğrayıp kaynar suda biraz bekletin.
  • Kek için gerekli diğer malzemeleri karıştırıp çırpın.
  • Suyunu süzdüğünüz incirleri de ekleyip yağlanmış kare yada yuvarlak borcam tepsisine dökün.
  • Yaklaşık 160 derece fırında pişirin.
  • Kek pişerken kremayı hazırlayın.
  • Un, şeker, yumurta ve sütü iyice çırpın ve karıştırarak ocakta pişirin.
  • Koyulaşınca vanilyayı da ekleyip ocaktan alın. 10 dakika bekletip içine labne peyniri ekleyip tekrar çırpın. Krema kullanıma hazır.
  • Keki fırından çıkardıktan 5 dakika sonra şerbet malzemelerini karıştırıp (pişirmiyoruz) kekin üzerine dökün.
  • 2 dakika sonra da kremayı üzerine dökün. Buzdolabında soğuttuktan sonra dövülmüş ceviz ile süsleyerek servis edin.

30 Ocak 2008 Çarşamba

AŞURE

Uzun zamandır yine yoktum. Geçen hafta öyle bir koşturmacayla geçti ki. Moral seviyem yerlerdeydi. Gittiğim İngilizce kursunda sınıf arkadaşlarımın bir çoğu üniversite öğrencisi. Finallerinin bittiğini söyleyince kardeşimin Niğde'ye (sınıf öğretmenliği son sınıfta hatta uzatmalarda) gitmediği aklıma geldi ve şaşırdım. Sonra internet şifresini istedim, notlarına bakmak istediğimi söyledim. Vermeyince ben iyice huzursuz oldum. Ve sonuçta finale girmediğini (bu dönem tek ders alıyor) öğrenince bütünlemeye girmesi için elimden geleni yapmam gerektiğini düşündüm. 2 gün izin aldım. Bölüm hocalarından bir hocayla telefon görüşmesinden sonra bileti alıp, düştük yollara. Niğde'de 2 gün kaldım. Öğrenciler ara tatilde olduklarından sınava girmiş birilerini bulmak yada notlara ulaşmak çok zordu. Ama işte uzunca çabadan sonra sınava girdik, hocalarıyla görüştük, hocanın insiyatifiyle puanı yükseltilerek dersten geçti. 2 gece uykusuz yollarda ve stresle geçen bir haftadan sonra pilim tükenmişti. Haftasonu alışveriş yapsam moralim düzelir dedim ancak ona bile halim yoktu evime çekilip dinlenmek istedim....Aşrure ayı geldi, kayınvalidem de yapmıştı bizi çağırdı ancak yorgunluğum nedeniyle gidemedim. Eşimin de en çok sevdiği tatlılardan biri olunca evde yapmalıyım dedim. İşyerinde oda arkadaşım Yasemin Abla kayınvalidesinin aşuresinin muhteşem olduğu söylemişti. Telefondan Sevgi Anne'den aldığı aşure tarifini hepimiz uygulamaya koyulduk:) İlk önce Yasemin Abla yaptı, tadına bayıldık. (Benimki onun kadar güzel olmadı, meğer işin sırrı buğdaydaymış. Malatya buğdayı bu işin püf noktasıymış:) ) Ölçümüz için aşağıda görülen kupayı kullandım. Hadi bakalım yapılışına geçelim:)

Malzemeler:

  • 1 kupa buğday
  • 1 kupa nohut
  • 1/2 kupa kuru fasulye
  • 1/4 kupa pirinç
  • 1 kase minik doğranmış incir
  • 1 kase kuru üzüm
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • Üzeri için fındık, nar taneleri, tarçın
HAZIRLANIŞI:
  • Aşağıdaki kupa ile belirtilen ölçülerdeki malzemelerimizi (buğday, nohut, kuru fasülye, pirinç) bir önceki akşamdan defalarca yıkayarak ıslak olarak (su içinde değil) bir gece bekletiyoruz.
  • Bir sonraki akşam düdüklüye herbir malzemeyi bir köşeye gelecek biçimde yerleştiriyoruz.
  • Haşlandıktan sonra eğer mikatrını çok bulduğumuz olursa ayırabilelim diye. (Ben hiç bir malzemeyi ayırmadım)



  • Üzerini 3 parmak geçecek kadar su koyup düdüklüyü kapatıyoruz. 1 saat kısık ateşte haşlıyoruz.
  • Malzemeler haşlanırken 1 kase üzüm ve 1 kase incirimizi 4-5 defa renkli suyu akana kadar yıkıyoruz. Ve su içinde beklemeye alıyoruz.
  • Düdüklüde haşlanan malzemelerin suyunu tamamen çekmesi ideal ancak ben suyunu fazla kaçırdığım için süzmek zorunda kaldım. (İyi buğdayda zaten tüm suyu çekermiş)

  • Her bir malzemenin ölçüsü kadar 1+1+1/2+1/4 (buğday, nohut, fasülye, pirinç için) kupa yani 2,75 kupa şeker ile
  • Her bir malzemenin ölçüsünü iki katı kadar 2+ 2+ 1 + 1/2 kupa yani 5,5 kupa suyu üzümle kaynatmaya başlıyoruz. Ardından süzülmüş malzemeyi üzerine boşaltıyoruz.
  • İyce kaynamaya başlayınca incirleri içine atıyoruz. (İnciri en son atma nedenimiz aşurenin rengi koyulaşmaması için)
  • 1 çay kaşığı kadar limonu da içine sıkarak 5 dk kaynatıp altını kapatıyoruz.


7 Kasım 2007 Çarşamba

AYVA TATLISI


Geçenlerde sevgili Ebru'nun blogunda gördüm bu tarifi. Nasıl güzel görünüyordu. Fırın poşetinde yapmak çok aklıma yattı. Eşim de meyvekolik olunca bu tatlıyı kesinlikle sevecek diye düşündüm. Gerçekten de fırından çıktığında gözlerinin aldığı ifadeyi anlatamam. Bu kadar mutlu olacağını bilseydim çoktaaaaannn denerdim...
Sağol Ebru'cum eşim pek mutluydu dün akşam. Bir tabak tatlıyı önüne aldı, bir iştahla yedi anlatamam :) Tarifi Ebru'nun blogunda var ama ben yine de kendi yaptığım şekliyle yazayım.

Malzemeler:
  • 5 orta boy ayva
  • 15 çorba kaşığı şeker (her ayvaya 3 yemek kaşığı düşecek şekilde katlarını azaltabilir yada artırabilirsiniz)
  • 2 ufak elma rendesi, yarım çay kaşığı tarçın
  • 2 fırın poşeti
  • kaymak, ceviz (süslemek için)
Hazırlanışı:
  • Ayvaların kabuklarını soyun, ortadan ikiye bölün ve çekirdeklerini kabak oyacağıyla çıkarın.
  • Yıkadığınız ayvaların suyu süzülünce ıslakken şekeri derin bir kaba dökün ve ayvaların her yerini şekere bulayın.
  • Ayvaları fırın torbasının içine yerleştirin. ( 5 yarım bir tane fırın poşetine sığacak şekilde)
  • Ortalarına 1'er kaşık şeker koyun. Kalan şekeride torbanın içine aktarın. Elmayı rendeleyip tarçın ile karıştırıp ayvaların ortasını doldurun.
  • Torbanın ağzını bağlayın. İğneyle 1-2 delik açın. 200 derecede 45 dakika fırının kapağını açmadan pişirin.
  • Fırını kapattıktan sonra soğuyuncaya kadar kapağını açmayın. Fırından çıkarınca torbayı üst tarafından kesip ayvaları servis tabağına alın.
  • Ayvalar soğuduktan sonra üzerini kaymakla süsleyip servis yapın. (soğuduktan sonra süsleyin yoksa sağdaki ayvaların üzerindeki gibi kaymak eriyor :) ) Afiyet olsun.

15 Ekim 2007 Pazartesi

ŞAM TATLISI

Sevgili Devlet Şah ve arkadaşının çıkardığı ücretsiz aylık dergiden aldığım bir tarif. Çok ama çok pratik malzemesi bir o kadar az ve bir o kadar da lezzetli bir tatli oldu... Bu eşsiz dergiyi sizlerde okumak isterseniz işte linki tam burada.
Amcam Bursa'da 42 yıl tatlıcılık yaptı. Baklava ustasıdır. Bayramda çekine çekine servis yaptım. Halam revanin çok güzel olmuş dedi. Hala o şam tatlısı dedim. Amcam yok bu yoğurt tatlısı dedi. Adının ne olduğunu açıkçası ben de bilmiyorum ama güzel bir tad. Bence denenmeli.....


MALZEMELERİ:

Hamuru için:

  • 1 su bardağı şeker
  • 1,5 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 0,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

Şerbeti için
  • 3 su bardağı toz şeker
  • 2,5 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu

HAZIRLANIŞI:
  • Hamur malzemeleri karıştırılarak koyu kıvamlı bir kek yapılır.
  • Hamur yağlanmış ve toz şeker serpilmiş bir tepsiye 1 cm kalınlığında olacak şekilde yayılır.
    180 derecelik fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirilmeli.
  • Tatlı pişerken şerbet hazırlanır.
  • Su ve şeker kaynamaya başladıktan sonra 10-15 dk pişirilir, limon suyu eklenerek altı söndürülür.
  • Fırından çıkar çıkmaz sıcak tatlının üzerine kaynar sıcak şerbet dökülür.
  • Tatlı soğuyunca buzdolabına kaldırılır, mümkünse 1 gece dinlendirilir.
  • Şerbet döküldükten sonraki fotoğrafı da aşağıdadır.

NOT: Aşağıdaki fotoğraf yakından çekildiği için büyük bir tepsi gibi görünebilir ancak büyük boy bir tava kadar genişliği olan (çapını bilmiyorum:( ) bir tepsi. Kalınlığı 1 cm olacak şekilde dökmek gerekiyor yoksa ince oluyormuş. (Müge Hanım özür dilerim)

TEL KADAYIF

Bayramda gazetelerin birinin ekinde verilen tariflerden bir kadayıf tarifini uyguladım. Tam bir facia ile sonlandı. Sorunu ise kadayıfı 30 dk pişirilmesi gerektiği yazdığıdan benim de 30 dk sonra fırından çıkardığım tatlı üzerine şerbet dökmem. Aynı ölçülerle aynı tatlıyı arkadaşımın tam 50 dk pişirmesi sonucu onun tatlısının muhteşem sonuç vermesi. Ve hamur olan bir tepsi kadayıf. Ardından başka bir tarife göre yaparak denediğim kadayıf var. Sütlü kadayıf. Ondan da kaynayan sütün üzerine 1 tatlı kaşığı limon sıkılacağı yazıyordu. Onu uyguladığımda ise sütün tamamı kesildi benim bayraklarım tamamen aşağıya inmiş oldu. Kendimi beceriksiz işe yaramaz hissettim. Tüm bunlara rağmen arefe günü aldığım yarım kilo kadayıf hala dolapta beni bekliyordu. 2 başarısız çalışma sonrasında cesaretimi toplayıp son bir kez daha kadayıf yapmayı denemeliyim, yoksa dolapda beklerken bozulup gidecek dedim kendi kendime. Hiç bir kitaba hiç bir dergiye bakmadan kafama göre yapmaya karar verdim. Ve sonuç eşime göre gayet iyi, Fatih Bey'e göre (amcamın oğlu) rezaletti. Herneyse bence de fena değildi. Denemek isteyen olursa işte en son kadayıfım....

Malzemeler:
  • Yarım kilo taze tel kadayıf
  • 1/2 paket margarin+2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı çekilmiş ceviz ve fındık karışımı

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı şeker
  • 2 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
Hazırlanışı:
  • Şerbeti için şeker ve suyu ocağa koyup kaynatıyoruz, kaynayan şerbet üzerine limonu sıkıp üzeri köpük köpük olana kadar kaynatıyoruz. Şerbeti ılımaya bırakıyoruz.
  • Tereyağı ve margarini eriterek ılık bi şekilde tel kadayıfı elimizle didikleyerek yediriyoruz.
  • Kare büyük boy borcama 3/5ini elimizle bastırarak yerleştiriyoruz.
  • Arasına çekilmiş ceviz yada fındığımızı koyuyoruz.
  • Kalan kadayıfı (2/5 kadarını) üzerine bastırarak yerleştiriyoruz.
  • 180 derece ısıtılımış fırında üzeri iyice kızarana kadar pişiriyoruz.
  • Fırından çıkan sıcak kadayıfın üzerine ılık şerbeti gezdiriyoruz.
  • Soğumaya bırakıyoruz.
  • Ardındna dilimleyerek servis yapıyoruz.
  • Üzerine ben çekilmiş fındık koydum. Dileyen elbette fıstık yada ceviz de kullanabilir.
  • NOT: Fatih Bey'in tavsiyesi: Ilık margarin ile kadayıfı ovarken 1 tatlı kaşığı pekmez eklemek. Daha güzel kızarır ve hoş kokulu olurmuş.Tekrar kadayaıf yapmaya cesaret edersem bunu göz önüne alacağım sağol kuzen.

23 Temmuz 2007 Pazartesi

EVDE DONDURMA


Evde dondurma denemesini 10 yaşındayken hazır paket dondurma ile yapmıştım. Hiç güzel olmamıştı.
Çünkü sabırsızlıktan sürekli dondurucuyu açıp açıp bakmıştım. O donana kadar ben yiyip bitirmiştim:) Odur budur hiç ama hiç denemedim. Alırım magnumumu geçerim TV karşısında yerim diyordum. Bu tarifi sevgili sevilin blogunda gördüm. Kendi kendime dedim ki eğer oğlu bunu beğeniyorsa gerçekten güzeldir:) .Çocukların dondurma konusundaki damak tadına güvenerek ben de bu tarifi denemeliyim dedim. Hoşafımın taneleri artmıştı. Atmaya kıyamadım. Onları rondodan çektim ve çekirdeklerini çıkardım. Sonra bir kaç tanede yanında dondurdum. Pek bir güzel oldu :) Rengini dondurmaya verdi. Dondurduğum kabın tabanında ise meybuz oldu.


İşte sevgili Sevilin tarifi:

MALZEMELER:

  • 3 yumurta beyazı
  • Yarım subardağı toz şeker
  • 1 paket krem şanti
  • 2 su bardağı süt
  • 1 kase vişne hoşaf taneleri
HAZIRLANIŞI:
  • 3 yumurta beyazını ve yarım su bardağı toz şekeri köpürene dek çırpıyoruz. (beze yapar gibi)
  • Ayrı bir yerde 1 kutu krem şantiyi 2 su bardağı süt ile çırpıyoruz.
  • Her iki karışımı da dolapta 15 dk bekletiyoruz.
  • Daha sonra karışımları birbirine ekleyerek beyazlaşana kadar çırpıyoruz.
  • Streç filmle kapladığımız kalıba döküyoruz.
  • Üzerine veya içine rondodan çektiğimiz vişneleride döküyoruz.
  • Buzlukta 1 gece beklettikten sonra ister dilimleyerek ister kaşıkla top yaparak servis ediyoruz.

16 Temmuz 2007 Pazartesi

AĞZI SALYALI KARAKIZ


Merhaba bir blog denemem daha :). Adını ben koydum. Sevgili cilekkokusu hazırlamış. Soğuk soğuk hayal ettim ve eşimde mozik pastaları çok sevdiği için yapmalıyım dedim. Buzlukda bekledikçe güzelleşiyor. Hatta donunca da iyice dondurmamsı oluyor.Sevgili çilek kokusunun tarifinde ufak tefek bi kaç değişiklik yaptım. İşte şöyle :)

MALZEMELER:
  • 1 paket Dr Oetker Çikolata sosu
  • 2,5 bardak süt
  • 30 adet petübör bisküvi
  • 1 yemek kaşığı bal
  • 1 çay bardağı şeker
HAZIRLANIŞI:
  • Çikolata sosunu 2,5 bardak süt ile ateşte karıştırdım.
  • Muhallebi kıvamına gelince tadına baktım. Biraz şekeri az geldi bana onun için şeker ve bal ilavesi yaptım.
  • Bisküvileri içine kırdım iyice karıştırdım.
  • Cam büyükçe bir kaseye strech film serdim. Üzerine karışımı döktüm. Etrafına hoşafın yemediğimiz vişne tanelerini dizdim. İçine koyacaktım ama eşim çikolata ile vişneyi bir arada sevmediğini söyledi. Ama yanında çerez gibi çıtır çıtır donmuş vişneleri de güzelce yedi:)
  • Karışımı buzlukta 15 saat kadar beklettim.
  • Çıkarıp ters çevirdim.
  • Üzerine göz burun ve çilek reçelinden ağız yaptım.

Çilek reçeli ağzından akmaya başladı. Eşim bunun salyaları akıyor deyince o ağzı salyalı kara kız pastası dedim. İnandı :) Adını da böylece pastanın koymuş olduk :)

7 Haziran 2007 Perşembe

REVANİ


Tatlının adını stres tatlısı koyacaktım vazgeçtim:). Önceki akşam Sevgili Lamacim ile birlikte yaptık bu tatlıyı. O da nasıl oluyor demeyin:) O Amerikadaaa sen Ankaradaaaa. Şöyle oluyor. Malzemeleri karıştırdım, borcama koydum fırına verdim. Sonra geldim laptopu açtım msne bağlandım lamacimla sohbete başladık. Derken ara ara gidip fırına bakıp bakıp geliyorum. Baktım ki revaninin kenarları kabarmış ortası kabarmamış. Lamaaaaa bunun ortası çöktüüü dedim. Dur dur dedi bana, sakin ol. Öyle olurmuş ama revani şerbetini alınca kabarırmış dedi. Sonra tepsinin üstünü kapat dedi. Tamam tamam dedim sakinleştim. Arkasından acaba şerbet sorunu çıktı: hangisi soğuk hangisi ılık olacaktı diye. Lama benim için bir arkadaşına sordu. Şerbeti soğuk keki sıcak olmalıymış. İmdaaaaaat ben şerbeti hazırlamadım ve kekim birazdan fırından çıkacak. O nasıl sıcak yeni yapılacak şerbet nasıl ılık olacaktı. Ben yine panikledim :). Lamacım beni yine sakinleştirdi. Hadi sen onu hazırla buzdolabına koy hemen soğur dedi :) Koştum mutfağa. Şerbetini hazırladım. Buzdolabına koydum. Bir 15 dakika sonra keki fırından çıkardım, şerbetide dolaptan. Kek sıcak şerbet ılıkken üzerine döktüm. Sonra üstünü kapattım beklemeye bıraktım. Sonra geldim oturma odasına. Bu arada da dizim bitmek üzere:( Lamacima son fotoğrafını gönderdim. (Aramızda ufak bir sır var onu atlıyorum:) ) Borcamı bir büyük boy seçmiş olsaymışım revani daha ince ve daha güzel şerbetini çekecekti. Kabarmadı diye korkarken biraz fazla kalın olmuştu:) Sağol lamacım. Aşağıdaki ölçüler tam ölçüler. Ben yarım ölçü yaptım. 9 dilim revani çıktı.

MALZEMELER:
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Yarım limon suyu
  • 2 su bardağı un
  • 2 su bardağı irmik
Şerbeti için:
  • 5 su bardağı şeker
  • 6 su bardağı su
Üzeri için:
  • Hindistan cevizi
HAZIRLANIŞI:
  • Önce şerbeti hazırlıyoruz:) Su ve şekeri ocakta kaynattıktan sonra 1 tatlı kaşığı limon sıkarak, şerbeti kenarda biryerde soğumaya alıyoruz.
  • Yumurta ve şekeri çırptıkan sonra diğer sıvı malzemeleri koyarak karıştırıyoruz.
  • Unu, irmiği, kabartma tozunu, vanilyasını koyup karıştırıyoruz ve yağlanmış borcama alıyoruz.
  • Yarım ölçülerle kare boy bir borcam iyi oluyor.
  • 180 derece sıcak fırında 45 dakika pişiriyoruz.
  • Çıkarınca dilimliyoruz, bir 5 dakika sonra ılık şerbeti üzerine döküyoruz.
  • Revani soğuyunca üzerini kapatarak dinlenmeye alıyoruz. Bir sonraki gün daha da bir lezzetli oluyor.
Afiyet olsun...