31 Aralık 2008 Çarşamba

İZMİR KÖFTE

Eşimin favori yemeği....
Bugün yılbaşı kutlamaları için insanlar direktörümüzden izin istemeye başlayınca o da demişki işi olmayanlar isterlerse çıkabilirler... Benim de ufak bir işim vardı. Yemeğe gidip geldim onu tamamladım. 14:30 gibi çıktım işten. Eve geldim önce üstümü değiştirdim. Uzun zamandır yapamadığım temizliğimi yaptım. Üzerimde hissettiğim negatif enerjinin hareket ettikçe dağıldığını hissettim... Evimiz tertemiz oldu. Sonra akşam yemeği için şu sıralar boğazlarından hasta olduğu için pek nazlı Erdal Bey'e göre birşeyler yapmaya karar verdim. Buzlukta hazır köftelerim vardı. E birde çorba yaparsam iki kişi için yeterli bir menu olur diyerek kolları sıvadım. Çorbayı annemin yaptığı tarhanadan yaptım. İçine bolca pul biber attım. Eşim bayıldı. İzmir köfteyi de şöyle yaptım...

Malzemeler:
  • 3 adet iri patates
  • 15 adet köfte
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Pulbiber
  • Nane ve reyhan
  • 1 adet domates
  • 4 adet sivri acı biber

HAZIRLANIŞI:

  • Patatesleri soyup yıkayıp cips gibi doğruyorum
  • Bir kapta patatesleri tuz pul biber zeytinyağı nane ve reyhan ile iyice karıştırıp
  • Tabanını biraz yağlayıp küçük bir tepsiye seriyorum.
  • Tabanına yarım çaybardağı kadar su dökerek fırına veriyorum. (150 derece 20 dk)
  • Çıkarıp köftelerini dizip, üzerine hazırladığım salçalı sosu dökerek tekrar fırınlıyorum.
  • 15 dk sonra tekrar üzerine biber ve domateslerini seriyorum.
  • 5 dk sonra fırını kapatıyorum ama tepsiyi çıkarmıyorum. Fırın soğuyana kadar dinleniyor...

Afiyet olsun efendim....

28 Aralık 2008 Pazar

Kestane Şöleni

Şu sıralar eşimle Show Tv'deki yemekteyiz biz hastası olduk:) Böyle sürekli takip edip izleyemediğimiz bölümleri birbirimize anlatarak eleştirilerde bulunup hafta birincisini tahmin etmeye çalışıyoruz:) Artık mutfağa girdiğimizde de ben kameraman oluyorum o da ev sahibi sonra başlıyorum eleştirmeye:) Ama bana sinir oluyor :)
Hijyen nerde kaldı hijyen Erdal beey :)
Bu isim de sanırım sizin atmasyonunuz:)
Bu süratle devam ederseniz akşama tatlı dışında hiç bir şey koyamayacaksınız sofranıza:)
Diyaloglardan da anlaşılacağı üzere Kestane Şöleni eşimle uydurduğumuz bir isim:) Tatlı krizinde uydurulmuş bir tatlı işte:) Buyrun tarifine...



MALZEMELER
  • 1 baket peti beure bisküvi
  • 2 paket çikolata sosu
  • 10-15 adet haşlanmış soyulmuş kestane
  • 1 litre süt
HAZIRLANIŞI:
  • 2 paket çikolata sosunu 1 lt süt ile kaynatıyoruz.
  • bir borcamda bir kat çikolata sosu bir kat bisküvi döşüyoruz
  • En üstüne ise her bir bizküvi ortasına kestane gelecek şekilde dizip kalan sosu da üzerine dökerek buzdolabında soğumaya bırakıyoruz...
  • 15-20 dk sonra kestane şölenimiz hazır:)
Eşimin ellerine sağlık. Afiyetler olsun efendim....

15 Aralık 2008 Pazartesi

Nohut Yemeği



Geçenlerde eşimle sohbet ediyorduk. Evlendikten sonra beslenme alışkanlıklarımız çok değişti diye. Ben bekarken annem nohut fasulye bir de pilav yapardı dedi. Bende etle çok severdim diyince. E kolaay istiyorsan yapalım dedim. Sonra aklımıza esti bir de nohut yemeği yapalım dedik.
Bu arada ben iyiym :) Almanya'dan döndük. Hamburgu ve Berlin'i gezdik geldik. Hamburgu çok beğendik ama Berlin'i sevmedik pek. Gezi blogumda Almanya günlüğünü tamamladım.
Buyrun gezmeye beklerim :)

http://gezisepeti.blogcu.com/+ALMANYA/

Ardından bir bayram atlattık. Ondan önce de işyerinde bir alt kata taşındık. Sistem odamızı da taşıdık. Böyle 2 haftamız sürekli temizlik ve yerleşmeyle geçti. Benden bu kadar :)

MALZEMELER:
  • 1 kase nohut
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Bir parça kemikli et
  • Ufak bir adet kuru soğan
  • Tuz pulbiberi
Hazırlanışı:
  • Nohutu bir önceki geceden ıslatarak sıcak suda bekletiyoruz yumuşuyor.
  • Ertesi gün soğan salça ve kemikli eti düdüklüde kavuruyoruz.
  • Nohutlarını da koyup biraz daha kavuruyoruz.
  • Üzerini geçmeyecek kadar su koyarak
  • Üzerine tuz gezdirip düdüklünün ağzını kapatıyoruz.
  • Kısık ateşde 45 dk pişiriyoruz.

10 Aralık 2008 Çarşamba

KALBURABASTI



Herkesin bayramını kutluyorum öncelikle. İnşallah özlediğimiz tadda geçiyordur bayramlarımız.
Biz ilk gün kurbanın telaşıyla, 2. gün 1-2 saatlik mesai ile 3.gün ise gezmeyle geçirdik. Daha tatlımdan kimseye ikram edemedim ama eşimden tam not aldı :) Sevgili portakalağacında Hatice vermiş bu tarifi bayram tatlısı olarak. Bende merakla denedim. Süper bir lezzet oldu. Ancak benim kalburumun delikleri sık olmadığı için istediğim gibi kirpi kirpi olmadı:)
İşte tarif:
Hamur Malzemeleri:
  • 1 paket yumuşak margarin
  • 3 su bardağı un
  • 1 veya 2 kaşık yoğurt
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
İçi İçin:
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
Şerbeti İçin:
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • 2,5 su bardağı su
  • 1/4 limonun suyu
HAZIRLANIŞI:
  • 2,5 su bardağı suyu ve 2,5 su bardağı şekeri tencereye alın. kaynamaya başladıktan 10-15 dakika sonra 1/4 limon suyunu ekleyin. bir taşım daha kaynatıp soğumaya bırakın.
  • 1 paket yumuşak margarin ile 3 su bardağı unu birbirine yedirin. bu karışıma sırayla 1-2 kaşık yoğurt, 2 yemek kaşığı sıvıyağ, 1 yumurta ve 1 paket kabartma tozu ekleyerek hamur yapın. bu hamurun üzerini bezle örterek 10 dakika dinlendirin.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın. bu parçaları bir kevgirin üzerinde elinizle bastırarak avcunuzun ortası kadar açın. hamurun içine 1 tatlı kaşığı ceviz koyun ve her iki ucunu birbirinin üzerine getirin.
  • kalburabastıları katlanan kısmı altta kalacak şekilde fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. 180C'de 10-15 dakika pişirin. sonra ısıyı 200C'ye getirip üzerinin kızarmasını bekleyin. üzerleri kızarınca fırından çıkarın. sıcak tatlıların üzerine soğumuş şerbeti dökün.