22 Eylül 2008 Pazartesi

GÖLBAŞINDA İFTAR

İşyerinde müdürlük olarak iftara gidelim diye düşünürken, Gölbaşında bahçeli ev alan Yasemin Abla bizi iftara davet ettik. Eski arkadaşlarımızı da çağıralım hep birlikte iftar yapalım dedik. Saydık baktık 20 kişiyiz. Tamam ev geniş ama ev sahibine 20 kişide biraz fazla diyerek herkes bişiler yapsin getirsin dedik:)
En ağır iş tabi yine ev sahibine düştü ama müdürümüz de çok ağır yük aldı. Manga et ve çorbayı aldı. Ben böreği, Hale abla tatlıyı aldı. Dün akşam hep birlikte güzel bir iftar yaptık. Çocuklar çok şendi. Koşuşturup topla oynadılar. Bizde bahçede salıncakta sallandık. Sonra hep birlikte keyifle çay içtik. Mangalı müdürümüzün eşi yapti ancak dershaneden çıkacak kızını almak için 1 saat kala bıraktı eşim mangalın başına geçti. Ezan okununca da oruç tutmamış olan başka bi arkadaşa devrettik. Herşey çok lezzetli ve keyifliydi... Ellerimize sağlık...



İşte masamiz...


Yaptığımız kabak tatlısı....

Gül börek....

17 Eylül 2008 Çarşamba

TAVUK PATATES YEMEĞİ


İftara 45 dk kala yapılabilecek yine pratik yemeklerden biri :)
2 kişilik yapmaya niyetlendim ama yine çok geldi. Bir üçüncü kişi olsa doyardı :)

MALZEMELER:
  • 2 adet orta boy patates
  • 5 baget
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 su bardağı su
  • tuz
  • Zaytinyağı
HAZIRLANIŞI:
  • Patatesleri soyup kızartmalık doğruyoruz
  • Zaytinyağını kızdırdıktan sonra patatesleri atıp bagetleri atıp kızartıyoruz
  • Patatesler öldükten sonra
  • Bir su bardağına karıştırdığımız salça ve tuz karışımını üzerine gezdirip kapağını kapatıyoruz.
  • Sonra ikinci su bardağı suyu üzerine gezdirip kapağını kapatıyoruz.
  • Su buharlaşmaya başlayana kadar yüksek ateşte, buharlaşma başlayınca düşük ateşte yavaş yavaş pişiriyoruz...

Afiyet olsun...

12 Eylül 2008 Cuma

Soslu Köfte

Dün akşam eşim işyerinden beni alacağını beklerken bir baktim mesai saati dolmuş. Telefonunu arıyorum cevap vermiyor. Baktım beni almayacak. Arabayla gitsem eve park yine problem olacak. Çok da halsiz değilim yürüyeyim dedim... Eve geldiğimde iftara 1 saat vardi. Hemen kolları sıvadım. İri taneli bulgur pilavı yaptım yanına da köfte kızartayım dedim.
Köfteleri hazırladım ancak evde zeytinyağı dışında yağ yok. Kızartma içinde yazık dedim hemen eşime tlf. Gelirken bana kızartmalık yağ al dedim. Dolapta bekelyen erimiş kıymayı çıakrdım köftelik yaptım. Pilavin altini kistim bi 5 dk uyuya kalmışım Eşim geldi. Hadi bakalim mutfağa. O kızarttı ben sofrayı hazırladım. Dünden kalan çorbamız, bulgur pilavımız ve köftemizle bir orucumuzu daha açtık çok şükür. Allah olmayanlara versin...
Soslu Köfte :
MAZLEMELER:
  • Yarım kilo yağlı kıyma
  • Karabiber
  • 1 dilim ekmek içi
  • 2 yemek kaşığı mısır unu
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı süt
  • Tuz
  • Köfte baharatı
HAZIRLANIŞI:
  • İyiyce yoğurup elimizde düzeltiyoruz.
  • Az biraz yağla köfteleri kızartıyoruz.

  • Sonra köfte için kullandığımız yağa bir önceki günden artan mantı sosunu döküp sulandırıyoruz.
  • Arkasından da 2 adet küp küp doğranmış domatesi üzerine dökerek domatesler pişene kadar karıştırıyoruz...
  • Köfteleri bir borcama alıp üzerine de sosu gezdiriyoruz...
Afiyet olsun...

10 Eylül 2008 Çarşamba

Dar zamanlarda Ramazan Sofrası

İşten 18:00 gibi çıkıp 18:30 gibi evde olunca iftara 40 dk kalıyor. Aceleyle birşeyler yetişiyor. Sağolsun kayınvalidem, eşimin ablası sürekli iftara davet ediyorlar ancak işyerinde yorulmuş olan ben ve eşim eve kendimizi zor atıyoruz. Bir kaç gündür de hiç biryere çıkmayı canımız istemiyordu. Bugün iftarı eve yakın bir retorantta yapalım dedi eşim. Ama oraya bile gitmeyi canim istemedi. Erdal eve gidelim dedim. Ama yemek yokki :) Eşim zaten meyvesi varsa tamam yemeği aramıyor. Ben de kolaydan birşeyler yapabilirim dedim :) Buzdolabında biraz tarhana var. Bol domates ve salça ile domates salçasına benzer çorba yaptım. Ardında da dondurucudaki mantıyı çıkardım haşladım. İftara 5 dk kala 2 çeşit yemeğimiz olmuştu bile :)
Afiyet olsun bizlere...


7 Eylül 2008 Pazar

İlk İftar






Bu Ramazan biraz sıkıntı ile geldi... Annemin katarakt ameliyatının ramazanın ilk haftasına gelmesi benim rahatsızlığım vs derken bir tadını alamadım açıkçası. Annemin saat başı damlatılması gereken damlalarını kardeşime emanet edemeyince annemi aldım bize getirdim. Çarşamba günü önce sol gözünden ameliyat oldu. Ameliyat bir harika geçti. 3 saat sonra bandajı açılan annem Türk filmlerindeki gibi görüyorum görüyorum demeye başladı :) Kızım diyor bu televizyonun renkleri ne kadar canlı. Senin gözlerin ne kadar ışıldıyor :) Perşembe günü kontrole gittiğimizde doktor %16 gören gözlerinin %95 gördüğünü söyledi. İkinci ameliyatı bir hafta beklemeden erkene alalım dedi. Ve cumartesi günü de diğer gözünden ameliyat oldu. İkinci ameliyat ilkinden biraz daha zor oldu. Ağrısı sancısı oldu annemin. Benim evin sıcağında çok bunaldı. Ona dip odaya yer yatağı açtım vantilatör vs koydum. Saat başı damlaları sabah akşam antibiyotik kremleri ve göz tansiyonu ilaçlarını verdim. Biraz uyudu uyandı sonra yok Betül dedi annem. Bu gözüm iyi görmüyor. Diğeri gibi olmadı bu ameliyat. Haydaaa evde bir telaş. Hoca acaba asistanına mı yaptırdı? Yanlış mercek mi takıldı? Bir dolu şey düşündük. Sonra annem kızım ben senin evinin sıcağına dayanamıyorum beni evime götür deyince aldım onu evine götürdüm. Ben de biraz dışarı çıktım. Geri geldiğimde telefon geldi. Annemin gözleri biraz daha iyiymiş. Bu haber üzerine sevindim. Çoook şükür diyerek bloguma bişeyler yazayım dedim...
Annem bizde kaldığında yaptığımız iftardan fotoğraflar yukarıdakiler... Bugün babam da Konya'dan gelince ona emanet ettim ve döndüm evime...
İlk 2 fotoğraf ramazanın müjdecisi :) Pide ve güllaç...
Soğuk çorba ve eşimin patlıcan kebabı
Sodalı börek...

HAYIRLI RAMAZANLAR HERKESE.........