30 Ocak 2008 Çarşamba

AŞURE

Uzun zamandır yine yoktum. Geçen hafta öyle bir koşturmacayla geçti ki. Moral seviyem yerlerdeydi. Gittiğim İngilizce kursunda sınıf arkadaşlarımın bir çoğu üniversite öğrencisi. Finallerinin bittiğini söyleyince kardeşimin Niğde'ye (sınıf öğretmenliği son sınıfta hatta uzatmalarda) gitmediği aklıma geldi ve şaşırdım. Sonra internet şifresini istedim, notlarına bakmak istediğimi söyledim. Vermeyince ben iyice huzursuz oldum. Ve sonuçta finale girmediğini (bu dönem tek ders alıyor) öğrenince bütünlemeye girmesi için elimden geleni yapmam gerektiğini düşündüm. 2 gün izin aldım. Bölüm hocalarından bir hocayla telefon görüşmesinden sonra bileti alıp, düştük yollara. Niğde'de 2 gün kaldım. Öğrenciler ara tatilde olduklarından sınava girmiş birilerini bulmak yada notlara ulaşmak çok zordu. Ama işte uzunca çabadan sonra sınava girdik, hocalarıyla görüştük, hocanın insiyatifiyle puanı yükseltilerek dersten geçti. 2 gece uykusuz yollarda ve stresle geçen bir haftadan sonra pilim tükenmişti. Haftasonu alışveriş yapsam moralim düzelir dedim ancak ona bile halim yoktu evime çekilip dinlenmek istedim....Aşrure ayı geldi, kayınvalidem de yapmıştı bizi çağırdı ancak yorgunluğum nedeniyle gidemedim. Eşimin de en çok sevdiği tatlılardan biri olunca evde yapmalıyım dedim. İşyerinde oda arkadaşım Yasemin Abla kayınvalidesinin aşuresinin muhteşem olduğu söylemişti. Telefondan Sevgi Anne'den aldığı aşure tarifini hepimiz uygulamaya koyulduk:) İlk önce Yasemin Abla yaptı, tadına bayıldık. (Benimki onun kadar güzel olmadı, meğer işin sırrı buğdaydaymış. Malatya buğdayı bu işin püf noktasıymış:) ) Ölçümüz için aşağıda görülen kupayı kullandım. Hadi bakalım yapılışına geçelim:)

Malzemeler:

  • 1 kupa buğday
  • 1 kupa nohut
  • 1/2 kupa kuru fasulye
  • 1/4 kupa pirinç
  • 1 kase minik doğranmış incir
  • 1 kase kuru üzüm
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • Üzeri için fındık, nar taneleri, tarçın
HAZIRLANIŞI:
  • Aşağıdaki kupa ile belirtilen ölçülerdeki malzemelerimizi (buğday, nohut, kuru fasülye, pirinç) bir önceki akşamdan defalarca yıkayarak ıslak olarak (su içinde değil) bir gece bekletiyoruz.
  • Bir sonraki akşam düdüklüye herbir malzemeyi bir köşeye gelecek biçimde yerleştiriyoruz.
  • Haşlandıktan sonra eğer mikatrını çok bulduğumuz olursa ayırabilelim diye. (Ben hiç bir malzemeyi ayırmadım)



  • Üzerini 3 parmak geçecek kadar su koyup düdüklüyü kapatıyoruz. 1 saat kısık ateşte haşlıyoruz.
  • Malzemeler haşlanırken 1 kase üzüm ve 1 kase incirimizi 4-5 defa renkli suyu akana kadar yıkıyoruz. Ve su içinde beklemeye alıyoruz.
  • Düdüklüde haşlanan malzemelerin suyunu tamamen çekmesi ideal ancak ben suyunu fazla kaçırdığım için süzmek zorunda kaldım. (İyi buğdayda zaten tüm suyu çekermiş)

  • Her bir malzemenin ölçüsü kadar 1+1+1/2+1/4 (buğday, nohut, fasülye, pirinç için) kupa yani 2,75 kupa şeker ile
  • Her bir malzemenin ölçüsünü iki katı kadar 2+ 2+ 1 + 1/2 kupa yani 5,5 kupa suyu üzümle kaynatmaya başlıyoruz. Ardından süzülmüş malzemeyi üzerine boşaltıyoruz.
  • İyce kaynamaya başlayınca incirleri içine atıyoruz. (İnciri en son atma nedenimiz aşurenin rengi koyulaşmaması için)
  • 1 çay kaşığı kadar limonu da içine sıkarak 5 dk kaynatıp altını kapatıyoruz.


21 Ocak 2008 Pazartesi

ALİNAZİK

Daha önce bu tarifi vermiştim ancak tarif aslına uygun değildi. Onun için yenileyerek terkar vereyim dedim... Eşimin favorisi olan bu yemeği sık sık yapar olduk. Yapmı kolay ancak ardından ocak temizlemek zor... Bunun için farklı taktikler de geliştirdim ancak eşim yine de ocak üstünde patlıcan köz kokusu olanı tercih ederim deyince başa döndük:)

Malzemeler: (2 kişilik)
  • 3 adet patlıcan
  • 250 gram kıyma
  • 1 kase yoğurt
  • tuz, karabiber,pulbiber

Hazırlanışı:

  • 250 kıymamızı tuz ve karabiberle kavuruyoruz.
  • 3 adet patlıcanı ocakta her tarafı pişecek şekilde közlüyoruz. (Şekil 1'deki gibi)
  • Kabuklarını soyarak tahta üzerinde minik parçalara ayırıyoruz. (Şekil 2'deki gibi)
  • 1 kase yoğurdu tuz ile özleyerek patlıcanlarla karıştırıyoruz.
  • Tabağın alt kısmın patlıcanlı yoğurtlu karışımı üstüne de kıymayı koyarak üzerine pul biber döküp servise hazırlıyoruz....



18 Ocak 2008 Cuma

TARHANA ÇORBASI

Merhabalar....
Uzun zamandır yoktum değil mi? Şu sıralar hayat hızlı akıyor. Eşimin 10 günü geçen hastalığı ardından benim başlayan eğitimim...Haftasonu gittiğimiz İngilizce kursu... Nailecim başta olmak üzere sağolsun merak eden arkadaşlara kendimi hatırlatayım nerelerdeyim neler yapıyorum diye bir yazayım dedim :) Gazi Osman Paşa'da içinde bulunduğumuz projenin LCR modülü için Martin ve Nigel'dan eğitim alıyoruz. Eşimin kurumdan çıkan eğitimi ile birde İngilizce maratonuna başladık. Seviye tespit sınavında eşim 10. bende 12. kurda çıktım. Aslında eşimin kelime bilgisi ve anlama dinleme yeteneği benden iyi olmasına rağmen sanırım speaking sınavında ben biraz fazla konuşmuşum:) 12. kur oldu. King's Class da King Özgür Hocamız ile tanıştığım için mutluyum :)
Evlendikten sonra kayınvalidemin verdiği bir kavanoz tarhana buzdolabında yaklaşık 1 yıldır duruyordu. Hastalık döneminde eşimi her akşam arayan kayınvalidem ısrarla karabiberli tarhana çorbasının iyi geldiğini söyleyince mecburen (ikimiz de tarhana çorbasını sevmememize rağmen) yaptık. Ancak sonrasında ikimizde çok beğendik. Hafiften domates çorbasını andıran bir tad oldu. Gelelim ilginç tarhana çorbamın tarifine... Lütfen okurken bu da tarhanamı demeyin:) Ben yapılışını bilmiyordum bunun için farklı taktikler geliştirdim...

MALZEMELER:

  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 kase tarhana
  • 5 kase su
  • 1 adet et bulyon

HAZIRLANIŞI:

  • Domates ve salçayı tencerede iyice eziyoruz.
  • Ardından üzerine tarhanayı koyup kavuruyoruz.
  • Sonrasında soğuk suyumuzu üzerine koyarak kaynayana kadar hafif hafif karıştırıyoruz.
  • Kaynayınca üzerine karabiber ve et bulyon atıyoruz.
  • E şimdi bu topaklanmadı mı diyen olursa :) Elbette topaklandı. Ancak hemen el blenderım ile altı kısık ateşte kaynayan çorbanın üzerinden geçtim.Veee servise hazır:)

7 Ocak 2008 Pazartesi

PALAMUT

Geçen haftasonu pazar günü kuzenimi doktora götürdüm. Burnu kırılmıştı doktor tamponlarını alacaktı. Herşey yolunda gitti, doktora gittik tamponlar alındı ve geri geldik. Teyzemleri eve biraktim kendim de eve geldim. Trafikte hiç bir problemim yok ancak ah şu park olmasa :) Arabanin önünü kaldirima vurdum. Bizim araçlarin radyatör bacaklari aşağıda olduğu için radyatör bacağını kırmışım :) Motordaki tüm su olduğu gibi aşağıya boşaldı. Eşimin ablasının eşi (Salih Abi) sağolsun her bir sıkıntımızda arıyoruz. Eşim; Salih abiyi aradi. Yolda dura dura su ekleyerek buraya getir arabayi demiş. Ancak suyu koyar koymaz tamamı boşaldığı için arabayi kaldiramadik :( Salih abi o zaman siz orada birakin haftaya ben radyatörünü getirir takarim dedi. İşte bu haftasonu pazar günü madem araba için Salih abi gelecek çoluk çocuk hep birlikte gelsinler, sıcacık bir çorba içelim dedim. Hem Salih abi ve Kübra balıkda sever bir de balık yapalım dedik. Bir önceki günden palamut ve istavrit aldik. Akşamdan çorbayi yaptim, balıkları yıkadım tuzladım dolaba kaldirdim. İyki de önceden hazırlığımı yapmışım. Eşim gece rahatsızlandı. Sabaha kadar oturdu :( Sonra da pazar sabahı eve en yakın polikliniğe gittik. Orada kan tahlilleri vs ardindan serum verdiler. 12:30- 13:00 gibi poliklinikten ancak çıkabildik. Nöbetçi eczaneden ilaçlarını aldım ve onları eşim kullanmaya başladı. Şimdi biraz daha iyi ancak bugün işe gidemedi. Sağolsun Salih Abi de tam 2,5 saat Ankara'nın o -8 derece soğuğunda arabamla uğraştı :( Telaşeli bol hareketli günün ardından bugün yine işteyiz...Gelelim palamutun tarifine:

MALZEMELER:

  • 2 adet palamut
  • 1 adet soğan
  • 1 adet patates
  • Tuz

HAZIRLANIŞI:

  • Palamutları temizlenmiş olarak alıyoruz :)
  • Yıkayıp tuzlayıp biraz dinlendiriyoruz.
  • 1 adet soğan ve patatesi soyup daire daire dilimledikten sonra sıvıyağ ile tabanını yağladığımız tepsiye diziyoruz.
  • Üzerine de palamutları diziyoruz.
  • 175 derece 30-40 dk arası pişiriyoruz. Kontrol ederek pişirelim. Ben biraz fazla fırında bırkamışım benim gibi yapmayin :)

2 Ocak 2008 Çarşamba

ELMALI TART

Tarifini aslinda daha öncede vermiştim ancak tekrar vereyim dedim. Pazartesi günü işyerine getirdim pastane tarti gibi olmuş denilerek herkesden tam not aldim :)İşte elmali tartimin tarifi: NOT: çay bardağı olarak ajda bardak kullandım.

Hamuru için:

  • 150 gr margarin (oda sıcaklığında katı halde)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • Aldığı kadar un

İçi için:

  • 4 adet orta boy elma
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı iri çekilmiş ceviz içi
  • 1,5 çay kaşığı tarçın

Üzeri için:

  • pudra şekeri

HAZIRLANIŞI:

  • Öncelikle elmaları rendeleyelim, toz şekeri ilave edip orta ateşte suyu çekene kadar pişirelim.
  • Ceviz kırıklarını ve tarçını ilave edip çok azda onunla karıştıralım.
  • Margarin(katı oda sıcaklığında), sıvıyağ, yoğurt, toz şeker ve karbonatı ilave edip aldığı kadar un ilave ederek yoğuralım.
  • Hamuru 10 dakika dinlendirelim.
  • Dinlenmiş hamuru avucumuzun içinde açtığınız el ayası kadar hamurları tart kalıplarının içine yerleştirip içini soğutulmuş harç ile doldurarak üzerine çubuklarını yuvarlıyoruz
    20 adet çıkıyor.
  • 180 derece ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirelim. Yaklaşık 25-30 dk kadar
  • Soğuyunca üzerine pudra şekeri serpelim...

1 Ocak 2008 Salı

İSTAVRİT

Haftasonları mümkün olduğunca balık yemeye gayret ediyoruz. Eşimin yine dişhekimi randevusu olunca ben de uzun zamandır istediğim KPDS kursu için seviye tespit sınavına gittim. Sonra dönerken de 1 kilo istavrit yarım kilo da barbun aldık. İstavriti ve barbunu temizleterek aldik müthiş kolaylık oldu :)
Eve geldim ben yıkayıp temizlerken eşim markete uğradı.

  • 1 kilo istavriti yıkadıktan sonra tuzladım.
  • Bir bir mısır ununa buladım.
  • Teflon tavaya yağı koydum, yağ iyice kızınca eşime teslim ettim o kızarttı:)
Bende rokayı yıkadım, soğan doğradım. Turp soydum ve sofrayı hazırladım.... Yanında light cola ile muhteşem bir cumartesi akşamı ziyafeti oldu :)

BARBUN (pembe balık)


İstavrit aldıktan sonra yoksa barbunmu alsaydık diye tereddütte kalan eşime hadi yarım kiloda ondan al aklında duracağına midende dursun dedim :P...
Bu çözüme pek bir mutlu oldu. Hemen bir yarim kiloda barbun aldik. Balığın tam mevsimi, bolca yiyip tüketmek gerek. İstavritin kilosu 2,5 milyon, barbunun ise biz 8e aldik (biraz ufaktı) 8-15 arası değişiyor. Barbunu (pembe balık) da yıkadım tuzladım ve mısır ununa buladım, eşimde sağolsun kızarttı....