20 Kasım 2007 Salı

MERCIMEK CORBA


İşyerinde çıktığında içimden yaşasın dediğim. Evde her yaptığımda eşimin bayıla bayıla içtiği mercimek çorbamız... Betül uzun zamandır blogunda bir kuru ekmek var ne bu yani bu kadar zamanda yapa yapa bir çorba mı yaptın demeyin çinkü Betül şu sıralar hep gezdiği için ne evde yemek yaptı, ne de blogda yayınlayacak yemeği oldu :) Cumartesi günü sabah kahvaltımızı yapıp dışarı çıktık. Baharcığımın eşinin açılış töreni vardı. Oraya uğradığımızda çeşit çeşit salatalar yiyecekler yapılmıştı. Gelen misafirlere ikram ediyorlardı. Kahvaltı yapıp çıkmamıza rağmen o kadar güzellerdi ki orada da birşeyler atıştırdık. Sonra Zafer çarşısındaki Belmek'in resim sergisini gezdik. Ardından resimlerden etkilenerek biz de boyayamazsak da parçaları birleştirerek evimize bir tablo yapalım dedik. veee bir puzzle aldık. Eyüp Esma Sultan Sarayı :) Bitirince çerçeveletip asacağız:) Bu başlangıç içindi ama başka bir puzzle daha var onu çok beğendim. Sıradaki puzzelemız bu olacak. Mutfaktaki masayı boşalttık. Üstündeki örtüyü kaldırdık. Salonun ortasına tam TV'nin karşısına getirdik. 3 gündür çok mühim bir iş yaparmışız gibi eğleniyoruz eşimle:) İşte cumartesi akşamı da kızılayda biryerlerde karnımızı doyurduktan sonra eve geldik. Hemen puzzleın başına oturduk:) Pazar sabahı da işyerine birlikte başladığımız sonrasında başka bir kuruma geçen, uzunca bir süre birlikte çalışıp haftasonlarında eğitime birlikte katıldığımız Murat için bir brunch düzenledik. Yeni evli çiftler için ailelerle birlikte 15 büyük 6 çocuktan oluşan bir masada muhteşem bir kahvaltı yaptık. Ardından meyve ardından tatlı yedik. Sonra kendimizi ona karşı sorumlu hissettiğimiz puzzleın başına geri geldik. bi kaç saat sonra eşimin teyzesi ile bir kaç emlakçı ile ev gezdikten sonra Hatice teyzelerde akşam yemeğine kaldık. Muhteşem bir mantı vardı sofrada. Tüm haftasonu böyle gezince cuma akşamından yapıp ve düdüklünün kapağını dahi açmadan buzdolabına kaldırdığım mercimekli çorbasının tadına bakmak ancak dün nasip oldu. Yiyeceğimiz kadarını ısıtarak blenderdan geçirdim. Eşim de ben de tadına bayıldık. Gelelim mercimekli çorbamın tarifine:

MALZEMELER:
  • 1 ortaboy kase kırmızı mercimek
  • 1 adet soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası (benim salçam Olca marka ondan rengi çok güzel çıkıyor farklı marka kullananlar 1,5 kaşık kullanabilirler)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Bir tutam nane
  • Bir tutam pul biber
  • Bir tutam siyah reyhan
HAZIRLANIŞI:
  • Soğanı doğrayıp zeytinyağı ile kavurup salçasını ekliyoruz.
  • Mercimeği ayıklayıp yıkayıp üzerine atarak suyunu çekene kadar kavuruyoruz.
  • Üzerie tuzunu, nanesini, reyhanını, pul biberini atarak nanae kokusu çıkana kadar kavuruyoruz.
  • Mercimek eriyince suyu çok çektiği göz önüne alınarak ( miktarını ölçmediğim için net miktar veremiyorum:( ) üzerini geçip 3 parmak kadar yükseklikte su koyarak karıştırıp düdüklünün ağzını kapatıyoruz.
  • 15-20 dakika kısık ateşte pişiriyoruz.
  • Düdüklünün altını kapatıp soğuduktan sonra kapağını açarak (bu benim düdüklü ile yaptığım ilk yemek, fobimi yendim sanırım. Önceleri eşime açtırıp kapattırtıyordum) el blenderı ile çekiyoruz. Mercimek çorbası kıvamına gelince servise hazırdır.

Afiyet olsun...

NOT: Annem yarım patatesi rendeliyerek soğan ile birlikte kavururdu. O daha güzel bir kıvam ve tad veriyor. Bence bir de böyle deneyin. Patates soyup, rendelemeye üşendiğim için böyle yaptım:) Tembel Betül işte:)

FIRINDA PATATES CIPSI


Patates cipsini çok sevip bol yağlı kalorili patates cips yiyemeyenlere duyrulur :)

3 adet patatesi soyup doğrayıp tuzluyorum. Sonra kekik ve pul biber ile harmanlayıp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde 200 derece fırında 30-40 dk pişiriyorum. Servise hazırdır efendim. Kızartmadan etrafa sıçratmadan servise verebilirsiniz... Afiyet bal şeker olsun :)

FIRINDA ÇUPRA

Balık mevsimi geçmeden bolca yiyerek balık özlemimi gidermeye çalışıyorum. Tombul tombul 2 tane çupra aldım. (Ay bu tombik balığın tam adı nedir? çupra mı çipura mı? ) Fırında yapmaya karar verdim. Güzelce de özee bezene de hazırladım. Tepsiyede dizdim. Sonra fırında unutunca balıklarım leziz mi leziz olmasına rağmen etrafındakiler biraz fazla pişmişti. Hatta bir taraf kıtırdamış bir taraf da yanmıştı. Soğanlarının muhteşem olduğunu söyledi eşim. Patatesleride yanık yerlerini ayırarak güzeelce yedik ama 2 çupra bize fazla geldi. 2 tanesi 1 kilodan fazla gelmişti. 3 kişi için ancak ideal.


Temzilenmiş olarak aldığımız çupraları yıkayıp tuzluyoruz. 2 patates ve 2 soğanı resimdeki gibi doğrayarak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştiriyoruz. Karnına bıçak atılmış çupraların aralarına tereyağı yerleştiriyoruz.
175 derece fırında 40 dakka pişiriyoruz. Siz yine de ara ara kontrol edin. Benim gibi yakamyın :)

Afiyet olsun efendimmmm......

12 Kasım 2007 Pazartesi

KEPEKLİ EKMEK

Poaça yemeyi çok severim ancak kilolarım alıp başını yürüyünce, kepekli poaçaya geçeyim diye düşünerek eve bir paket kepekli un almıştım. Ancak poaça yemeyi külli kesince unum dolapta kalakaldı. Aylarca dolabın kapağında durunca artık kokup küflenecek diye kepekli ekmek yapmaya karar verdim. Ekmeklerim çok güzel oldular kahvaltılarda epeyi bi süre yedik sonra da bayatlayınca dolaba attım. Çıkarıp tost makinasında ısıtınca ilk piştiği halden güzel olduğunu gördüm. Bir tarif buldum çıktısını aldım ama çantama çıktıyı koymayı unutunca işyerinde masamın üzerinde kaldı.... O tarifi de yapamadım.
Bende kafama göre bişiler yaptım.

MALZEMELER:
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 yemek kaşığı kuru maya
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
HAZIRLANIŞI:
  • Sütü ılıtıp,şeker içinde çözündükten sonra mayayı içine koyarak 5 dk bekletiyoruz.
  • Mayalı sütü boş bir kaba alıp, aldığı kadar unu ekleyerek zeytinyağı ve tuzu ekleyip iyice karıştırıyoruz.
  • Az birazda su ekliyoruz.
  • Sonra üzerini kapatarak mayalanmaya bırakıyoruz.
  • 2-3 saat sonra mayalanmış hamurdan toplar yuvarlayarak 200 derece fırında 45 dk pişiriyoruz.

7 Kasım 2007 Çarşamba

AYVA TATLISI


Geçenlerde sevgili Ebru'nun blogunda gördüm bu tarifi. Nasıl güzel görünüyordu. Fırın poşetinde yapmak çok aklıma yattı. Eşim de meyvekolik olunca bu tatlıyı kesinlikle sevecek diye düşündüm. Gerçekten de fırından çıktığında gözlerinin aldığı ifadeyi anlatamam. Bu kadar mutlu olacağını bilseydim çoktaaaaannn denerdim...
Sağol Ebru'cum eşim pek mutluydu dün akşam. Bir tabak tatlıyı önüne aldı, bir iştahla yedi anlatamam :) Tarifi Ebru'nun blogunda var ama ben yine de kendi yaptığım şekliyle yazayım.

Malzemeler:
  • 5 orta boy ayva
  • 15 çorba kaşığı şeker (her ayvaya 3 yemek kaşığı düşecek şekilde katlarını azaltabilir yada artırabilirsiniz)
  • 2 ufak elma rendesi, yarım çay kaşığı tarçın
  • 2 fırın poşeti
  • kaymak, ceviz (süslemek için)
Hazırlanışı:
  • Ayvaların kabuklarını soyun, ortadan ikiye bölün ve çekirdeklerini kabak oyacağıyla çıkarın.
  • Yıkadığınız ayvaların suyu süzülünce ıslakken şekeri derin bir kaba dökün ve ayvaların her yerini şekere bulayın.
  • Ayvaları fırın torbasının içine yerleştirin. ( 5 yarım bir tane fırın poşetine sığacak şekilde)
  • Ortalarına 1'er kaşık şeker koyun. Kalan şekeride torbanın içine aktarın. Elmayı rendeleyip tarçın ile karıştırıp ayvaların ortasını doldurun.
  • Torbanın ağzını bağlayın. İğneyle 1-2 delik açın. 200 derecede 45 dakika fırının kapağını açmadan pişirin.
  • Fırını kapattıktan sonra soğuyuncaya kadar kapağını açmayın. Fırından çıkarınca torbayı üst tarafından kesip ayvaları servis tabağına alın.
  • Ayvalar soğuduktan sonra üzerini kaymakla süsleyip servis yapın. (soğuduktan sonra süsleyin yoksa sağdaki ayvaların üzerindeki gibi kaymak eriyor :) ) Afiyet olsun.

5 Kasım 2007 Pazartesi

FIRINDA ALABALIK


Esimle genellikle ayni anda ayni seyleri canimiz istemez. Pazar gunu hazir ikimizin da cani balik istemisken hemen degerlendirelim diyerek 1 kilo alabalik aldik. Biraz ufak boyuttaydi, 3 tanesi bir kilo geldi. Firinda haziradim, yaninda da sogan domates ve yesil biberle salata yaptim acaip guzel gitti....

MALZEMELER:
  • 3 adet orta boy alabalik (1 kilo)
  • 6 tatli kasigi tereyagi
  • birer tutam tuz
  • 3 dilim limon (tam daire seklinde)
HAZIRLANISI:
  • Yikanip temizlenmis baliklari tuzlayarak yarim saat bekletiyoruz.
  • Aralarini acarak ortasina bir tatli kasigi tereyagi, uzerine 1 tatli kasigi tereyagi koyarak uzerine bir daire limon koyarak aluminyum folyeye sariyoruz. (Asagidaki sekilde)
  • 175 derece firinda 45-50 dakika pisiriyoruz.
  • Yanina salata alarak, sicak servis yapiyoruz.

2 Kasım 2007 Cuma

FIRINDA TÜM TAVUK


Çerkez tavuğu yapmak niyetiyle aldığımız tüm tavuk buzlukta durup duruyordu. Pazartesi günü tüm gün evde olunca tavuğun çözülme ve pişme süresi için vakit vardı.

MALZEMELER:
  • 1 tüm tavuk
  • 3 adet patates
  • 3 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • kekik, zeytinyağı, bir tutam tuz
HAZIRLANIŞI:
  • Düdüklü tencereye tavuğu koyup üzerini geçecek kadar su koyuyoruz.
  • Kaynadıktan sonra üzerine tuz atıp düdüklüyü kapatıyoruz.
  • 3 adet patatesi soyup dilimleyip (ne kadar ince olursa fırında o kadar kolay pişiyor)
  • Patatesleri zeytinyağı, tuz ve kekikle ovup, alümünyum serili tepsiye seriyoruz.
  • 180 derece fırında pişmeye bırakıyoruz.
  • Patatesler pişerken tavuk haşlanmış oluyor onu alıyoruz.
  • Salça, yoğurt ve yarım çay bardağı su, pul biberle karıştırıyoruz.
  • Haşlanmış tavuğun üzerine salçalı karışımı fırça ile sürüyoruz.
  • Fırındaki patatesleri alarak ortasını açıp tavuğu koyuyoruz.
  • Haşlanmış tavuğun suyundan 1 kepçe patateslerin üzerine gezdirerek tekrar fırına sürüyoruz.
  • 10 dakika sonra fırından alarak sıcak servis yapıyoruz...
Afiyet olsun....

NOT: Haşalnmış tavuğun suyunu ise pirinç pilavı veya çorba ile değerlendirmeyi unutmuyoruz :)

1 Kasım 2007 Perşembe

FELLAH KÖFTESİ

Geçenlerde pembelinin blogunda rastladım bu tarife, annemin çok nadiren de olsa yaptığı bir lezzet aklıma geldi. Hemen denemeliyim dedim. 2 kişilik yaptım, eşim çok beğenmediği için kendim yemek zorunda kaldım. Ama bence güzeldi....

MALZEMELERİ:
  • 1 su bardağı bulgur (benim su bardağım oldukça küçüktü)
  • 1 adet yumurta
  • 4 yemek kaşığı un
  • tuz, karabiber
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 adet küçük soğan

HAZIRLANIŞI:
  • Bulgurun üzerini kapatacak kadar sıcak suyu gezdirip üstünü kapatarak dinlenmeye bırakıyoruz (yaklaşık 10-15 dk)
  • Bu sırada biz soğanımızı minik minik dilimleyip, zeytinyağı ile kavuruyoruz.
  • Ardından salçasını, tuzunu, koyarak iyice kavurup altını kapatıyoruz.
  • Islanmış ve şişimiş bulgurun üzerine 1 adet yumurta ve ununu koyarak iyice köfte kıvamına gelene kadar yoğuruyoruz ve elimizi ara ara ıslatarak fındıktan büyük, cevizden küçük toplar halinde yuvarlıyoruz.
  • Bir tencerede kaynamış suyun üzerine minik topları bırakıyoruz ve minik toplar yukarı çıkana kadar haşlıyoruz.
  • Soğanların altını açarak tekrar ısıtıyoruz ve üzerine yarım çay bardağı su gezdirip kaynatıyoruz.
  • Haşlanmış minik topları haşlandıktan sonra bir kevgir ile alarak salçalı karışımın içine alıyoruz. Altı açık ocakta sosu iyice çekmesini sağlıyoruz.
  • Servis yaparken altına sarımsaklı yoğurt üzerine salçalı minik topları koyarak servis yapıyoruz...
Afiyet olsun....