26 Eylül 2007 Çarşamba

ARNAVUT CİĞERİ


Şu sıralar Sevgili Derya'nın sayfasını incelemekle meşgulum. Yeni keşfettiğim tariflerden biride Arnavut Ciğeri. Derya bu konuda oldukça iddalı sağolsun. Oldukça profosyonel tarifleri mevcut. Çiğbörek tarifinden sonra bu tarifini de çok tuttum. Ellerine sağlık. Hem tüm bunları bizimle paylaştığın için de teşekkür ederim...

İşte tarifi:

Malzemeleri:
  • Yarım kilo kuzu ciğeri
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 adet orta boy patates
  • tuz
Hazırlanışı:
  • Kuzu ciğerini kuş başı doğrayıp, pul biber ve tuz içinde 10 dakika bekletiyoruz
  • Bu sırada biz ocağa yapımızı koyup kızdırıyoruz
  • Yağ kızınca una buladığımızı ciğerleri kızartıyoruz.
  • Aynı yağda küp küp dilimlediğimiz patatesleri kızartıyoruz
  • Yanında soğan ile servis yapıyoruz.

Afiyet olsun kolay gelsin...

21 Eylül 2007 Cuma

GÜLLAÇ



Ramazan geldi hoş geldi. Sofralarımızın vazgeçilmez tatlısı. Bu ara bloglarda marketlerde güllaç görür oldum. İşyerinde de güllaç muhabbetleri ortamı sarınca artık ben de bir güllaç yapmalıyım dedim. Eşim sütlü tatlıları çok sever. Ben de çok severim. Dışarıda yerdim ama evde hiç denememiştim. Neden yapmayalım kolay bir tatlı dedim. Kolları sıvadık. Önceki gün akşam yemeğimiz vardı. İftardan önce tatlı yapmak için zamanımız var. 18:00-19:05 arası oldukça güzel bir zaman. İnsanın kendisini de oyalaması gerekiyor. 250 gr güllacı açtıkki içinde 10 yaprak var. Ölçülerde 1,5 lt süt vardı. Biz bu kadar tatlıyı iki kişi yiyemezdik. Hem bir de o kadar büyük tepsimiz yoktu. Oval cam bir tepsiye yakışacağını düşünerek başladım güllacı yapmaya.
Asıl tarifte 1-2 yemek kaşığıda gül suyu var. Eşim marketten gül suyu almış ancak kokusu bir garip geldi bana. Böyle alkollü kolonya gibiydi. Onun için ben gülsuyu koymadan yaptım hiç de fena olmadı...

MALZEMELER:
  • 1 lt+2 su bardağı süt
  • 3 su bardağı şeker
  • 1 paket vanilya
  • 3 kaşık bal
  • 6 yaprak güllaç
  • 1,5 su bardağı ceviz içi
  • 1 adet nar
  • 1 adet muz
HAZIRLANIŞI:
  • Sütü ocağa koyup ısınınca şekeri ilave edip. Şeker içinde eriyene kadar kaynatıyoruz.
  • Kaynamaya yakın 1 paket vanilya ilave edip karıştırıyoruz.
  • Kaynayan sütü ocaktan alıp ılımaya bırakıyoruz.
  • Süt ılıyınca 3 kaşık balı süte karıştırıyoruz.
  • Narı soyup tanelerini ayırıyorsunuz.
  • Güllaç yapraklarını ikiye kırarak aralarına ılık sütü koyarak yerleştiriyoruz.
  • Cevizin yarısını ayırıp orta katına ceviz koyup aynı şekilde diğer parçalarını seriyoruz.
  • Üzerini de kalan ceviz, nar ve muz ile süslüyoruz.

Afiyet olsun....

17 Eylül 2007 Pazartesi

İZMİR KÖFTE


İzmir Köfte eşimle en çok sevdiğimiz pratik yemeklerinden biri. Marketten kıyma aldığımda buzluğa atmadan önce yarısını hemen köfte yapar dondurma kabına koyar öyle yerleştiririm. Köfteyi yaklaşık 300 gram kıyma ile yaptım onun için malzemeleri ona göre vereyim...

Malzemeler:

Köfte için;
  • 300 gram kıyma
  • 4 dilim bayat ekmek içi (bunuda dolapta hazır bekletmekte fayda var)
  • Tuz, Kimyon, Pul biber,Karabiber
  • Bir tatlı kaşığı irmik
  • 1 adet yumurta
Tepsiye döşemek için;
  • 4 adet orta boy patates, kekik, pul biber, tuz
  • 2 adet domates
  • Yeşil biber biber
Sosu için
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı su
  • Bir tutam tuz
HAZIRLANIŞI:
  • Köftenin sırrı tabiki iyice özleşene kadar yoğurmakta... Köfteyi iyice yoğrup köfte şekli veriyoruz.
  • Patatesleri soyup, yarım daire şeklinde dilimliyoruz. Kekik pul biber ve tuzla ovuyoruz
  • Tepsinin tabanına çok az zeytinyağı ile ıslatarak patetaesleri tabanına döşüyoruz.
  • Üzerine köfteleri serip domates ve biberleri ile süsülüyoruz:)
  • Sosu tepsiye gezdirerek 200 derece fırında 30-45 dk arası pişiriyoruz.

ABUGANNUŞ YE #26



Şimdi ben eğer bu yemeğin adını yanlış yazdıysam fanatik Antep'li kuzenim Fatih hemen düzeltecektir eminim. Ama napayım Fatih senin annen de Antep'li baban daa benim sadece babam Antepli :) Neyse Bu ay ki etkinlik konumuz aperatifler ve mezeler olunca bende yöresel bir tadı denemek istedim. Tarifini kuzenim (Fatih'den)'den aldım. Babası gibi o da iyi bir ahçı olma yolunda....
Benzer malzemelerle ancak daha farklı sunum ve tarifle Lamacim da etkinliğe katılmış.Aynı meze ile etkinliğe katılmamız ise bir tesadüf kesinlikle sözleşmedik :)

Malzemeleri:
  • 4 adet patlıcan (saplarını koparmayın)
  • 3 adet ergin domates
  • Tuz
  • Zeytinyağı
  • Sarımsak (arzuya göre)
Hazırlanışı:
  • Patlıcanları ocakta karnını bi kaç yerden delerek közlüyoruz.
  • Domateslerin kabuklarını soyarak şrş doğrayıp zeytinyağda soteliyoruz
  • Közlenmiş patlıcanların kabuklaırnı soyduktan sonra minik minik dilimliyoruz.
  • Sotelenmiş domateslerin üzerine önce tuzu sonra da patlıcanlarımızı atıyoruz ve ocak üzerinde biraz daha karıştırıyoruz. Sonra bir servis tabağına alıyoruz ve soğutuyoruz.
  • Soğuk olarak servis yapıyoruz.

NOT: Üzerine dilerseniz yoğurt, onun da üzerine kavrulmuş kıyma ile de servis yapabilirsiniz....

Aperatiflere bir ek olarak da Ramazan girmeden önceki hafta yaptığım kısırı verebilirim....
Annem ve eşimden tam not aldı... Tarifi ise yine önceden vermiştim.... İşte burayi tıklayarak tarifine ulaşabilirsiniz....

14 Eylül 2007 Cuma

İLK İFTAR

Evli geçireceğim ilk Ramazan olduğu için elim ayağıma dolaştı, panik vaziyette düşünüyordum kimleri davet etmeliyim ne hazırlamalıyım diye. Ramazandan bir gün önce dayımların Ankara'da olduğunu duydum. Evlendikten sonra hiç evime gelmemişti. Anneannemi alıp Karaman'a döneceği için bir akşamlık süre var ve oda ramazanın ilk günü....
Ramazan davetle hareketli başladı. Dayımlar 5 kişi, anneannem ve annemler 3 kişi bir de eşim ve ben tam 11 kişilik bir akşam yemeği.... Bir önceki akşamdan tatlı ve böreği birde çorbayı hazırladım. Evde patates yok onun için ana yemek ertesi güne kaldı, tavuklar buzlukta oda aynı şekilde. İftardan önce telaşeli vede heyecanlı bir koşturmadan sonra nihayet ezan okundu ve kalabalık bir şekilde orucumuzu açtık.....
Yemek tariflerine gelince; Şekerpareyi sevgili portakalağacının meşhur şekerpare tarifi ile yaptım, hiç sekmiyor her seferinde tam istediğim kıvamda tutuyor bu tatlı... Tekrar teşekkür ederim Hatice: bu tarifi bizimle paylaştığın için... Yoğurtlu çorbam ise daha önce de tarifini verdiğim bir yemek. Buzlukta haşlanmış buğdayım hazır olduğu için çok pratik oluyor. Anneannem şeker hastası olduğu için pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yapıp üzerine soteli tavuk yerleştirdim. Böreğim yine arşivden sodalı börek. Tarifini daha önce hiç vermediğim bir tek İzmir köftesi var, onun da tarifini çok yakında vereceğim...







3 Eylül 2007 Pazartesi

SOMON BALIĞI


Eşimde ben de evde balık kokusundan nefret ettiğimiz için şimdiye kadar evde balık yapmaya cesaret edemiyorduk. Cuma akşamı Ulus'a altın almak için gittiğimizde hale de uğradık. Ankara'da en taze balık halde olurmuş. Kocaman bir tane Somon balığı aldık (yaklaşık bir balık 1 kilo geldi). Orada yıkayıp temizleyip elimize verdiler. Kasanın yanında da mısır unu vardı. Bir paket mısır unu aldık. Eve geldiğimizde bir kez sudan geçirdim, tuzladım, bir kase mısır ununa buladığım balıkları güzelce kızarttım. Tabi bu arada balkon kapısı ardına kadar açık, aspiratör son devrinde ve mutfağın kapısı sıkı sıkıya kapatılmıştı:)
Minik salatalıklar, limon, roka ve taze soğan eşliğinde afiyetle yedik. Yanına destek vermeden bir adet balık (yaklaşık 1 kilo) 2 kişiye fazla bile geldi....

Afiyet olsun...

KARNIYARIK

Eşim patlıcan giren her yemeğe bayılır. Kayseri patlıcanı denilen açık mor-beyazlı bir patlıcan almıştık. Eşim bu patlıcanın çok lezzetli olduğunu söylemişti. Ne yapsak bu patlıcanı nasıl değerlendirsek diye düşünürken karnıyarık yapalım dedim. Cumartesi günü akşam eşimden önce eve geldim. Patlıcanları soyup tuzlu suya yatırdım. Sonra buzluktan kıymayı çıkardım. Domates biberleri hazırladım. Tüm malzemeler hazırdı. Eşim geldi ay hadi karnıyarık yapalım diye hevese geldi :) "Şimdi ben bunları hazır ederim sen kalkar karnıyarık yaptım dersin" dedim. İşin sırrı onu güzelce kızartıp hazırlamakta diye övünüyor. İyi hadi bakalım Erdal Bey görelim marifetini:) Betül sosuna ne koyacağız, bunu bu kadar kızarttım yeterlimi vs gibi sorular.i. Bir kaç soru ardı ardına gelince anladım ki aslında eşimin ilk karnıyarık deneyimi :) Hiç bozmadım eşimi... Ama ona usta muamelesi yapmaya devam ettim :)



Eşimin tarifini veremeyeceği ancak kendisinin yaptığını sandığı karnıyarığın tarifini verelim.

Malzemeler:
  • 1 kilo minik patlıcan
  • 250 gram kıyma
  • 2 küçük boy soğan
  • 10 adet biber
  • 2 adet domates
  • 2 yemek kaşığı salça
  • 1 su bardağı su (sulu yemek sevenler artırabilir)
  • Tuz, karabiber
Hazırlanışı:
  • Patlıcanları pijamalı soyup tuzlu suda 15 dakika bekletiyoruz.
  • Biber ve domatesleri soyup hazır ediyoruz.
  • Soğanı doğrayıp, kıyma ile kavuruyoruz. Üzerine tuz ve çok az karabiber atıyoruz.
  • Patlıcanları kızartıp yumuşamalarını sağlıyoruz.
  • Kızarmış patlıcanları boş bir tepsiye alıp, karınlarını açıyoruz.
  • Kalan yağ ile biraz da biberleri öldürüyoruz.
  • Tepsideki patlıcanların içine hazırladığımız kıymayı koyuyoruz
  • 2 yemek kaşığı domates salçasını 1 su bardağı su ile özleştirdikten sonra yarısını patlıcanların üzerine gezdiriyoruz. Kalan yarım bardak salçalı suyun üzerini tekrar doldurup tepsinin boşluklarına gezdiriyoruz.

  • Üzerine biberlerini dizerek 200 derece ısıtılmış fırında yarım saat pişiriyoruz.
  • Fırından çıkarmadan 10 dakika önce domateslerini de üzerine dizerek 10 dakika pişiriyoruz.