30 Haziran 2007 Cumartesi

AYRAN AŞI


Sıcakların muhteşem yemeği :) Ne ayran, ne çorba. İşte karşınızdaaaaa Ayranaşı... İşyerinde çıktığında Bahar ile ağzımızın sulandığı, biricik gelin adayi Bahar'cimin evlenmeden önce ilk öğrendiği yemek... Yapımı ise çok ama çok kolay... Bir kase yoğurdu hafif sulandırıyoruz, içine buzluktan çıkardığımız haşlanmış yarmayı koyup tuz atıyoruz. Üzerine de azıcık nane ımmmm buz gibi muhteşem...
Afiyet olsun....
Sıcakların muhteşem yemeği :) Ne ayran, ne çorba. İşte karşınızdaaaaa Ayranaşı... İşyerinde çıktığında Bahar ile ağzımızın sulandığı, biricik gelin adayi Bahar'cimin evlenmeden önce ilk öğrendiği yemek... Yapımı ise çok ama çok kolay... Bir kase yoğurdu hafif sulandırıyoruz, içine buzluktan çıkardığımız haşlanmış yarmayı koyup tuz atıyoruz. Üzerine de azıcık nane ımmmm buz gibi muhteşem...
Afiyet olsun....

27 Haziran 2007 Çarşamba

VİŞNE HOŞAFI


Haftasonu babamın çalışığı şantiyenin arkasındaki köye gittik. Orada güzel güzel vakit geçirdik. Komşu köyün bahçelerinde vişne erik topladık. Müthiş zevkliydi dalından koparıp yemek:) Fotoğraf makinamı yanıma almayı unuttuğum için sadece eve gelmiş vişnelerin fotoğrafını çekebildim. Bu vişnelerden önce hoşaf yaptım. Sonra da ondan bir kokteyle hazırladım :)
İşte aşağıdaki de vişne hoşafım diğeri de vişne hoşafıyla fanta karışımı kokteylim.

20 Haziran 2007 Çarşamba

KÖRİLİ TAVUK


Yağsız derisiz tavuk göğsünü eşim de ben de çok seviyoruz. Sevgili Naile'nin tavsiyesi ile köri aldım. ve bu sefer tavuğu köri ile denedim. Tavuğa çok yakışan bir lezzet de kekik. Hepsiyle harmanladıktan sonra güzel bir tad çıktı ortaya.

MALZEMELER:
  • 2 adet tavuk göğsü
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • köri, kekik, tuz
  • Yarım çay bardağı ılık su
HAZIRLANIŞI:
  • Tavuk göğsünü kuş başı doğradıktan sonra tavada sıvıyağ ile soteliyoruz
  • Üzerine salça ve baharatını koyarak yarım çaybardağı ılık su ile salçasını özleştirerek üzerini kapatık kısık ateşte dinlenmeye alıyoruz...
  • 5 dakika sonra altını kapatıyoruz.
  • Sıcak servis yapıyoruz.
Afiyet olsun

7 Haziran 2007 Perşembe

REVANİ


Tatlının adını stres tatlısı koyacaktım vazgeçtim:). Önceki akşam Sevgili Lamacim ile birlikte yaptık bu tatlıyı. O da nasıl oluyor demeyin:) O Amerikadaaa sen Ankaradaaaa. Şöyle oluyor. Malzemeleri karıştırdım, borcama koydum fırına verdim. Sonra geldim laptopu açtım msne bağlandım lamacimla sohbete başladık. Derken ara ara gidip fırına bakıp bakıp geliyorum. Baktım ki revaninin kenarları kabarmış ortası kabarmamış. Lamaaaaa bunun ortası çöktüüü dedim. Dur dur dedi bana, sakin ol. Öyle olurmuş ama revani şerbetini alınca kabarırmış dedi. Sonra tepsinin üstünü kapat dedi. Tamam tamam dedim sakinleştim. Arkasından acaba şerbet sorunu çıktı: hangisi soğuk hangisi ılık olacaktı diye. Lama benim için bir arkadaşına sordu. Şerbeti soğuk keki sıcak olmalıymış. İmdaaaaaat ben şerbeti hazırlamadım ve kekim birazdan fırından çıkacak. O nasıl sıcak yeni yapılacak şerbet nasıl ılık olacaktı. Ben yine panikledim :). Lamacım beni yine sakinleştirdi. Hadi sen onu hazırla buzdolabına koy hemen soğur dedi :) Koştum mutfağa. Şerbetini hazırladım. Buzdolabına koydum. Bir 15 dakika sonra keki fırından çıkardım, şerbetide dolaptan. Kek sıcak şerbet ılıkken üzerine döktüm. Sonra üstünü kapattım beklemeye bıraktım. Sonra geldim oturma odasına. Bu arada da dizim bitmek üzere:( Lamacima son fotoğrafını gönderdim. (Aramızda ufak bir sır var onu atlıyorum:) ) Borcamı bir büyük boy seçmiş olsaymışım revani daha ince ve daha güzel şerbetini çekecekti. Kabarmadı diye korkarken biraz fazla kalın olmuştu:) Sağol lamacım. Aşağıdaki ölçüler tam ölçüler. Ben yarım ölçü yaptım. 9 dilim revani çıktı.

MALZEMELER:
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Yarım limon suyu
  • 2 su bardağı un
  • 2 su bardağı irmik
Şerbeti için:
  • 5 su bardağı şeker
  • 6 su bardağı su
Üzeri için:
  • Hindistan cevizi
HAZIRLANIŞI:
  • Önce şerbeti hazırlıyoruz:) Su ve şekeri ocakta kaynattıktan sonra 1 tatlı kaşığı limon sıkarak, şerbeti kenarda biryerde soğumaya alıyoruz.
  • Yumurta ve şekeri çırptıkan sonra diğer sıvı malzemeleri koyarak karıştırıyoruz.
  • Unu, irmiği, kabartma tozunu, vanilyasını koyup karıştırıyoruz ve yağlanmış borcama alıyoruz.
  • Yarım ölçülerle kare boy bir borcam iyi oluyor.
  • 180 derece sıcak fırında 45 dakika pişiriyoruz.
  • Çıkarınca dilimliyoruz, bir 5 dakika sonra ılık şerbeti üzerine döküyoruz.
  • Revani soğuyunca üzerini kapatarak dinlenmeye alıyoruz. Bir sonraki gün daha da bir lezzetli oluyor.
Afiyet olsun...

6 Haziran 2007 Çarşamba

ALİ NAZİK




Merhaba bir önceki başlıkta yaptığım salatanın adı söğürme değilmiş. Meğer söğürme patlıcanın közlenerek soyulmuş haliymiş. Benim salatam ise söğürme ile yapılmış salataymış Önceki başlığın yorumlarından kuzenimin yorumundan öğrendim. Ali nazik de söğürmenin yoğurtlusuymuş. Tarifini güzelce Fatih'den aldım. Eşim de dün akşam nasıl acıkmış... Betül böyle bol yağlı kıymalı bir patlıcan yemeği istiyor canım deyince evet tam Ali Nazik zamanı diyerek birlikte kolları sıvadık....
İşte yemeğimizin malzemeleri ve yapılışı:

MALZEMELER: (3 kişilik)
  • 4 adet orta boy patlıcan
  • 1 kase yoğurt
  • 4 diş sarımsak
Sosu için:
  • 250 gr kıyma
  • 3 adet küçük boy domates rendesi
  • 1 yemek kaşığı salça (domates+biber salçası)
  • Tuz, pul biber
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
HAZIRLANIŞI:
  • Patlıcanlarımızı ocak üzerinde kabukları kabarana kadar çeviriyoruz.
  • 1 kase yoğudu su, sarımsak ve tuz ile özlüyoruz.
  • Patlıcanların kabuklarını soyup, iri iri doğruyoruz.
  • Yoğurt ve patlıcanları karıştırıp servis tabağına alıyoruz.
  • Bir tavada kıymayı sıvı yağ ile kavurduktan sonra üzerine domates rensedini döküp pul biber ve salça ile karıştırıyoruz.
  • Servis tabağındaki patlıcan üzerine hazırladığımız kıymalı sosu dökerek servis yapıyoruz.

Afiyet olsun....

4 Haziran 2007 Pazartesi

SÖĞÜRME


Söğürme.... Bu kelimeyi çocukken babamdan duyardım bol bol ama ne olduğunu bilmezdim. Sayıklar dururdu babacım. Eşi Karamanlı ne bilsin söğürmeyi. Ee anne desen uzaklarda :) kendisi de mutfağa girse buzdolabının yerini bilmeyen bir adam:) Yıllar sonra öğrendim ki bu benim zavallı babamın en çok sevdiği Antep yemeğiymiş. Söğürmenin bir yemek olduğunu amcamla çıktığımız bir piknikte öğrendim. Amcam bir o kadar mutfakta mükemmel ahçıyken babam da bir o kadar sakar ve beceriksizdir. İşte iki kardeş....
Ben beceremediysem de elimden geldiği, babaannemden gördüğüm ve amcamı izlediğim kadarıyla bişiler yapmaya çalıştım. Yemeğin aslı pikniklerde mangal sefalarının ardından artan közde patlıcanların çevrilmesiyle yapılır, ancak biz evimizdeki ocağın üzerinde 2 adet patlıcanı çevirerek yaptık. Domates ve soğanını biraz fazla kaçırmışım sanırım. Eşim domates ve soğanı çok olmuş dedi. Yine de pazar kahvaltılarına yakışan hafif güzel bir çeşit oldu. Veya ağır misafirlerde sofra ortasına salata gibi servis yapılabilecek güzel bir lezzet oldu. Gel gelelim tarifine....

MALZEMELER: (2 kişilik)
  • 2 adet orta boy patlıcan
  • 3 adet biber
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 3 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz
HAZIRLANIŞI:
  • Patlıcanlarımızı ocak üzerinde kabukları kabarana kadar çeviriyoruz. (Mangalımız yok ki napalım :) )
  • Biberlerimizi de yine ocak üzerinde çeviriyoruz.
  • Patlıcanları küp küp tahtada doğruyoruz.
  • Sonra tüm malzemeleri karıştırıyoruz...

Afiyet olsun....